![]() |
|
|||||||
| Ana Sayfa | Forum | Türk Dizileri | Programlar | Ücretsiz E mail | Oyuncular | Reklamlar |
|
|||
![]() |
|||
|
|||
|
| | ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
||||
|
janım arkadaşım sana ben link vereyim sen ordan izlemeye başla ama ingilizce olarak türkçesi yok onu ancak cd veya dvd temin edersin benim ingilizcem iyi olduğu için türkçesini arama zahmetine girmedim linkleri veriyorum
[Sadece kayitli uyeler linkleri gorebilirler. ] bu linke tıklayıp see the all video bölümü var youtubeyi biliyorsundur işte ordan part 1 part2 part3 ... gibi 12 kadar gidiyor bütün film var her bir video 9 dakika civarında o yüzden 12 bölmüşler iyi seyirler |
|
||||
|
teşekkürler sayın dostlar
teşekkürler sayın dostlar ama ne var ki cd1 maalesef açılmıyor part lar hep bozuk diyor.defalarca yeniden indirmeme rağmen ama cd2 harika açılıyor. filmin ilk yarısı olmayıncada bir işe yaramıyor bilginize teşekkürler sayın dostlar ama ne var ki cd1 maalesef açılmıyor part lar hep bozuk diyor.defalarca yeniden indirmeme rağmen ama cd2 harika açılıyor. filmin ilk yarısı olmayıncada bir işe yaramıyor bilginize Konu S.w.a.T_352 tarafından (3 October 2007 Saat 07:13 PM ) değiştirilmiştir.. Sebep: Arka Arkaya mesaj yazmak yasaktır.. |
|
||||
|
afişi
![]() biraz küçük ama ![]()
__________________
![]() |
|
||||
|
Filmin Konusu.
kardeş olan Bennet’lar - Elizabeth veya Lizzie (Keira Knightley), Jane (Rosamund Pike), Lydia (Jena Malone), Mary (Talulah Riley) ve Kitty (Carey Mulligan), annelerinin (Brenda Blethyn) iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altina alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat, neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da (Donald Sutherland) desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır. Zengin damat adayı Bay Bingley’nin (Simon Woods) yandaki malikaneye taşınmasıyla Bennet ailesini bir telaş sarar. Bu genç ve soylu delikanlının seçkin Londra çevresi ile askerlerden oluşan arkadaş grubu göz önüne alındığında, Bennet kardeşler için uygun bir eş bulmak zor olmayacaktır. Sakin ve güzel olan en büyük kız kardeş Jane, Bay Bingley’nin kalbini kazanmak üzere harekete geçer. Lizzie’nin ise yakışıklı -ancak sonradan anlayacağı üzere ukala- Bay Darcy (Matthew Macfadyen) ile tanışmasından sonra karşı cinslerin savaşı başlar. Bu çiftler, pek sık karşılaşıp bir araya gelmelerine rağmen sonuçlar cesaret verici olmaktan uzaktır. Lizzie, kuzeni Bay Collins’in (Tom Hollander) evlilik teklifine hiç de sıcak bakmaz ve babası tarafından desteklense de annesi ile Bay Collins tarafından şaşkınlıkla karşılanan red kararını verir. Günün birinde Bay Bingley, ardında kalbi kırık Jane’i bırakarak, aniden Londra’ya hareket ettiğinde Elizabeth, ablasını çok üzen bu karardan Bay Darcy’i sorumlu tutar. Ne var ki, kısa bir süre sonra, kardeşleri Lydia’nın sebep olduğu bir aile skandalı, Elizabeth’in gözlerinin açılmasına ve Darcy’nin gerçek yüzünü görmesine neden olur. Birbirini takip eden bu duygu fırtınalarından Bennet’lar da dahil olmak üzere herkes nasibini alır ve herkes hayatta neyin gerçekten önemli olduğu sorusunu kendine sormaya başlar.
__________________
![]() |
|
||||
|
filme ait wallpaperlar
![]()
__________________
![]() |
|
||||
![]()
__________________
![]() |
|
||||
|
Can Dündar ın köşe yazısı filmi cok güzel ifade etmiş
Kimin kullandığını görmediğiniz bir aracı kullananın kadın olduğunu sürüşünden tahmin edebileceğiniz gibi, senaristini bilmediğiniz bir filmi kaleme alanın kadın olduğunu da yazdıklarından anlayabilirsiniz. Hem de hemen... Nasıl mı? "Aşk ve Gurur"a gidin ve test edin. * * * Önce ayrıntılar ele verir senaristin cinsiyetini: Kızların saçlarını bağladıkları renkli kurdeleler... Yavuklu için yere bırakılan ütülü beyaz mendiller... Özenle katlanan bembeyaz masa örtüleri... Aniden çıkagelen bir misafir için darmadağın odayı toplama telaşı... Sonra karakterler: Anneleriyle didişen, babalarıyla dertleşen, hemcinsleriyle yatağa bağdaş kurduğunda sabahlara kadar doludizgin söyleşen kızlar... Uzun paltolarıyla saçlarını kuzey rüzgârına savurarak gelen soğuk, mesafeli, kibirli ama her daim yakışıklı erkekler... Aşkla dolu yüreklerine rağmen gururla, ısrarla susan, kıvranıp diyemeyen, sevip söyleyemeyen, isteyip gidemeyen kadınlar... * * * Ancak bir kadın senarist, sevdiği erkekle dans eden kadının o anki düş dünyasına sızıp onun erkeğiyle o salonda baş başa olmayı hayal ettiğini görebilir. Salıncakta dönen bir kadının gözünü merceğe dönüştürüp dünyanın da onunla birlikte döndüğünü, değiştiğini gösterebilir. Kibrin tutkuya ne kadar yakın durduğunu bilebilir. Kadının suskunluğunu sese dönüştürebilir. Mesafenin çoğalttığı çekim gücünü perdede ateşleyebilir. Ama bu ateşleme de anlık bir haz patlamasından ziyade zamana yayılan bir duygu yoğunlaşmasıdır. Kaba bir cinsellikten çok ateşli bir erotizm içerir. Yine bir kadın senarist elinden çıkma Piyano'da erkek, sevgilisinin kaçmış çorabında açılan bir gedikteki ten parçasına dokunarak ürpertiyordu onu.... "Aşk ve Gurur"da ihtirasla beklediği erkeğe film boyunca gözleriyle yakaran kadın, sonda, ona nihayet kavuştuğunda elini avuçlarının arasına alıp bir öpücük konduruyor ve "Elleriniz üşümüş" diyor. O kadar! * * * "Çikolata" filminin kadın senaristi, kırmızı peleriniyle bir bağnazlık diyarına yerleşen kahramanına, yine "cool" bir erkekle kısacık bir aşk seansı için kızını ihmal etmesini pahalıya ödetiyordu. "Aşk ve Gurur"un kadın senaristi, yoğun bir aşkı, gurura feda etmekten son anda vazgeçiyor. Kadın veya erkek senarist, kendi gördüğünce yansıtıyor dünyayı, kadını, erkeği, ilişkileri... Bu farklılık yazdıkları, çektikleri filmlere de yansıyor. Cinsellik, kaçmış çoraptaki deliğe dokunan bir parmağı ya da üşümüş ellere kondurulan bir dudağı aşalı çok oldu. 18. asra özgü gururlu aşkların hâlâ vizyonda olması, 20. yüzyıldaki sere serpe taşkınlığın, o masum temastaki heyecanı, o hasret öpücüğündeki tadı silip götürmesinden midir acaba?...
__________________
![]() |
|
||||
![]()
__________________
![]() |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
|||||