Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    
Dizi-TR.COM | Türk Dizileri Paylaşım Platformu  

Geri git   Dizi-TR.COM | Türk Dizileri Paylaşım Platformu > Eski Diziler > Sıla

Ana Sayfa Forum Türk Dizileri

Yabancı Diziler

Programlar Ücretsiz E mail Oyuncular Reklamlar

 Bize Katılmak İster misiniz ?

DİKKAT! SİTEMİZDE MP3 PAYLAŞIMI YASAKTIR. MP3 PAYLAŞIMI YAPANLAR, SINIRSIZ OLARAK SİTEDEN UZAKLAŞTIRILIR.


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Sıla Replikleri (Yorum Yapmayın Lütfen)
Konudaki Cevap Sayısı
39
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
2858

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
  #1 (permalink)  
Alt 14 October 2006
keremcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Senarist


 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 19,353
Ruh hali:
Thanks: 223
Thanked 300 Times in 182 Posts
Tecrübe Puanı: 462
keremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond repute
Standart Sıla Replikleri (Yorum Yapmayın Lütfen)

Lütfen Repliklerin Altına Yorum Yapmayalım.


b:sila... annenler giderken bi kaza gecirmisler
s:ne
b:bi kamyonla carpismislar....ikiside....allah rahmet eylesin
s:ne bu??yeni numaranizmi?simdide annene baban öldü unut gitsinmi demek istiyosun?
b:bunun yalanimi olur sila?nolduysa onu söylüyorum
slamaz
s:bana yalan de(aglamaya baslar)bana yalan de(borana vurarak)bana yalan de nolur bana yalan de
bkolarindan tutarak)yapma sila yapma sila
sbayilir)
b:sila sila kalk uyan sila anaaaaa (diye bagirir)bakin buraya ana yetisin
b.annesi:noldu oglum noldu??
b:bayildi
b.annesi:kolonya
b:sila sila uyan hadi(sonra annesine bakarak)annesinin trafik kazasi gecirdigini söyleyince dayanamadi
b.annesiglum öyle hemen söylemeseydin.üveyde olsa öz bileydi.(kolanya koklatarak)acilacak simdi acilacak
b:hadi sila ses ver
b.annnesi:heh kendine geli
sayilmaya baslar mirildanarak)anne,anne (borana)beni annemlere götür
b:sen önce bi kendine gel
saglayarak)beni annemlere götür
b.annesiglum hangi hastanedeyse götür,bazen inanmasi icin gözleriyle görmesi gerekir.
b:daha kötü olmasin?
b.annesi:bikere kötü olur sonra alisir.ölüme dur diyenmi var
b:sila
b.annesi:hadi yavrum
b:hadi kalk hazirlan gidelim ozaman
b.annesi:hadi (der ve silayi kaldirmaya yardimci olur)
asagida cihan:sen bildigini söyliceksin,(yukardan gelen sila ve borana bakarak)hani yani yalanci durumuna düsmekte,bizim agrimiza gitti ama sahit var
b:cihan öyle sacma sapan seylerle ugrasacak zamaninmiz yok bizim cenazemiz var
c:buda önemli bir mesele.bizimde serefimiz söz konusu(borana)sen silayi heryerde aramadinmi??kaybolmadiysa niye aradin??(sinirlenerek silaya)sende söylesene kacmak icin yardim istemedinmi?
bsilaya bakar)hadi sila gidelim biz
s:dur bi dakika(cihana)evet senden yardim istedim(boran yere bakar)ama beni borana götür diye,kayboldum diye
c:yalan söylüyo(silaya)sen kacmak istemedinmi?havaalanina gitmek istemedinmi?yalanmi he istemedinmi?
b.babasi:
(aya kalklar)yeter,kac gündür birbirinizi yiyorsunuz nedir bu dava böylederhal bu duruma bi son verin.cihan,sende agani yalanci cikarma cabalarindan vaz gec
C:ama sahit var amca,ben degil onlar yalan söylüyo
b.babasi:....... yarisina döndü,o o yalanci diyor bu bu yalanci diyor.tamam dava burda kapandi
b:baba biz hastane ye gidiyoruz
__________________

''Anlamlı ama tarifsiz neden,neden benden ağır bu beden?Anladım;aslolan inanmak için görmek değil,görmek için inanmakmış.''

Konu CanK tarafından (16 October 2006 Saat 02:01 PM ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 14 October 2006
keremcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Senarist


 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 19,353
Ruh hali:
Thanks: 223
Thanked 300 Times in 182 Posts
Tecrübe Puanı: 462
keremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond repute
Standart --->: sila replikler

Sila - Boran Güvercinlerin Odasindaki ilk Konusma


S: Bunlardami Töre Kurbani? Bunlar seninmi?
B: Hihi
S: SIkIlmiyormusun bunlarla ugrasmaktan?
B: Aynan sana kendi suratini gösterir.
Kimi zaman güzel, kimi zaman cirkin bulursun kendini.
Sana apacik dogruyu gösterirken kacisin yoktur.
Ama ruhuda yoktur aynanin.
Yol gösteremez.
Benim aynamda bunlar(kuslar) iste.
Her baktigimda beni bana hatirlatirlar.
Bana yol gösterirler.
__________________

''Anlamlı ama tarifsiz neden,neden benden ağır bu beden?Anladım;aslolan inanmak için görmek değil,görmek için inanmakmış.''
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 14 October 2006
keremcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Senarist


 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 19,353
Ruh hali:
Thanks: 223
Thanked 300 Times in 182 Posts
Tecrübe Puanı: 462
keremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond repute
Standart --->: sila replikler

S: Beni burda tutamazsin, burasi özgür bir ülke, duyuyormusun?
Gelip beni almayacaklarmi zannediyorsun he?
Gelip beni almayacaklarmi...?

Boran Silayi zorla kucaklayip merdivenlerden cikarir.

S: Yalvaririm birak beni (ve aglar)
B: Yeter sus artik!

Boran kendi elini kesip, kanini carsafa akitir.

S: Napiyorsun sen? Manyakmisin sen?
B: Bu senin namusun!
Senin namusunda abinin cani, kizkardesimin cani.
S: Ne demek istiyorsun?
B: Seni Berdel karsiligi gelin aldim.
Eger bu nikah kiyilmasaydi abinle kizkardesim ölecekti.
Bu Topraklarda Yasalar Törelerdir.
Törelerde ne senin nede benim hükmüm gecerlidir.
S: Ne bicim agasin sen o zaman?
B: Agalar töre yazmaz, sadece uygular.
S: Beni birakmayacaksin degilmi?

Boran Silaya yüzügü takar.

B: Artik benim Karimsin.
Genco asiretininde gelinisin.
Hic biryere gidemezsin, artik burasi senin evin.

__________________

''Anlamlı ama tarifsiz neden,neden benden ağır bu beden?Anladım;aslolan inanmak için görmek değil,görmek için inanmakmış.''
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 14 October 2006
keremcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Senarist


 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 19,353
Ruh hali:
Thanks: 223
Thanked 300 Times in 182 Posts
Tecrübe Puanı: 462
keremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond repute
Standart --->: sila replikler

1. Bölüm

Narin (Azad’a) - Ölüm ne ki sevdamızın yanında?

Narin (Boran’a) - Seven sevdiği için gerekirse ölmez mi? Sen Yezda için üç köyü birbirine katmadın mı?

Boran (Azad’a) - Erkek adam sevdiğini yüreği ile alır. Bu yürekliği daha önce gösterseydin de isteseydin Narin’i benden.

Boran - Aşiretimizde başı bağlı olmayan er yok.
Amca - Sen varsın ya oğul.
Boran - Beni saymayın amca.

Firuz Ağa - Bak oğlum 20.000. kişiyi bir arada tutmak kolay değildir. Ağalığı sana vermeden önce de söylemiştim: Gün gelir anan hakkeder sen canına kıyarsın, gün gelir bacın hakkederse kırmızı kuşağı beline dolayıp düğün kurarsın. Yıllardır böyle gelmiş, böyle gidecek.

Azad (babasına) - Zaten artık reşit oldu mu biz yırtınsakta bize para mara vermezler. Hem fena mı olur? Ağaya has kızını vermiş olursun. Musluk bir taraftan tıkanır diğer taraftan açılır...Sıla’yı verelim ağaya.

Sıla (Çeşme başında kenara çekilen Boran’a) - Teşekkürler. Satıyor musunuz?
Boran - Neyi?
Sıla - Gülleri.
Boran - Hayır.
Boran - Neden topladınız peki? (Sanane? Hayret bir şey!) Hayır, satıyorsanız almak isterim de. (Satmıyorum dedi ya, Allah Allah! )
Boran - Satılık değil.
Sıla (Bozulur) - İyi.
Boran (Ona bir gül uzatır) - Buyrun.
Sıla (Gülümser) - Teşekkür ederim. Bekleyin bari biraz para getireyim.
Boran - Gerekmez.
Sıla - Olur mu öyle şey?
Boran - Gerekmez dedim.
Sıla - Peki, teşekkürler. (Arabaya biner, babasına) Satsaydı hepsini alıcaktım.
Erkan - Satmadı mı?
Sıla - Hayır. Demek ki özel birşey için topladı. Belki de karısına filan toplamıştır. (Ne tahmin yeteneği varmış kızda!)
Erkan - Olabilir kızım. Bıranın insanları sıcakkanlıdır. Gönlü boldur. (Sıla gülü kitabın arasına koyar)

Mehveş - Bebeyken de böyleydi. Siz gibi sokağa çıkıp oynamadı bile. Ortalıktan bir kaybolurdu, ara ki bulasın. Deli olurdu Bedar. Gider atlarla konuşurmuş meğer. Bazı şeyler değişse de insanın özü aynı.

Bedar - Hadi kızım, hadi sen yat dinlen. Sonra istersen gelip sırtını ovalarım ben.

Boran - İki yıl oldu. Birlikte diktiğimiz erik ağacınıon dalları yemiş yüklü şimdi.
Abay - O erik ağacı da suların altında kalacak Hasankeyf gibi.
Boran - Onun mezarı da.
Abay - Hayat da, ölüm de sular altında kalacak.
Boran - Yüreğim çok üşüyecek. Yüreğim daha çok üşüyecek..

Abay - Hadi gidelim artık. Kaç saatttir burdayız.
Boran - Zaman hep bizden hızlı davranıyor değil mi?
Abay - Giden geri gelmez, ölenle de ölünmez Boran.
Boran - Ölünür Abay. Hem de her gün ölünür. Ama kimse bilmediğinden gömülmezsin.

Sıla - Ya naptığını zannediyorsun?
Boran - Aniden önüme çıktın. Görmedim.
Sıla - Görmemişmiş.
Dilan (Kolundan çekiştirerek) - Abla. Hadi abla. Gidelim.
Boran - Sen Sıla mısın?
Sıla (Küstahça) - Evet Sıla’yım. Ye sen?
Boran - Boran.
Sıla - İyi ama keşke bir özür falan dileseydin.
Dilan - Kusura kalma ağam. Biz geç kalıyoruz. Hadi abla.
Sıla - Bak hala özür dilemiyor.
Dilan (Çekiştirir) - Hadi yürü abla. (Bu sorada Boran yerdeki küpeyi görür)
Sıla - Dilan, kim bu adam?
Dilan - Ağamız. Narin’in abisi. Buralar göz alabildiğine onun. Toprağın altı da üstüde.
Sıla - Toprağı anladım da üstü ne oluyor?
Dilan - Yani ... burda yaşayan herkes onun oluyor.

Sıla - Amma da ilginç adetleriniz varmış.
Bedar - Ya. Aha şu duvarlar şahittir nasıl yaşadığımıza. Adetlerimize. Hepzine sahip çıkarız. Onlardan vazgeçtik mi kendimizden vazgeçtik sayarız.
__________________

''Anlamlı ama tarifsiz neden,neden benden ağır bu beden?Anladım;aslolan inanmak için görmek değil,görmek için inanmakmış.''
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 14 October 2006
keremcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Senarist


 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 19,353
Ruh hali:
Thanks: 223
Thanked 300 Times in 182 Posts
Tecrübe Puanı: 462
keremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond repute
Standart --->: sila replikler

2. Bölüm

Düğündeki kadın - Bak işte her hayırdan bir şer her şerden bir hayır doğar diye boşuna dememişler. Kızım kaçtı diye dizlerini dövdün ama sonunda oğlunun da mürüvetini yeniden gördün.
Kevser ana - Şükürler olsun.
Düğündeki kadın - İnşallah bu sefer yüzü güler Boran ağamın. Bir daha acı yaşatmasın. Yezda kızın canına kıyışı pek örseledi ağamı.
Kevser ana - Yok, bu sefer öyle olmayacak. Her şeyleri tam olacak.

Mehveş Teyze (Sıla’ya) - Boran ağa er kişi. Boran ağa seni sevecek. Boran ağa sevdi mi ölümüne sever.

Anne - Boran Ağa iyi adamdır.

Firuz Ağa - İki yanı da töbe töbe...

Bedar - Acaba çok kötü birşey mi yaptık?
Mehveş Teyze - Kızını ağaya verdin. Hem de Boran ağa. Yiğittir, hem adaletlidir. Sahiplenir Sıla’yı. Bütün aişret üzerine titrer gör bak.

Narin (Boran’a) - Sana bir can borcum var abi. Karınla sen bizden daha mutlu olun inşallah.

Emmoğlu Cihan (Boran’a) - Eee izin vermedin ki sırtını yumruklayak... Allah kuvvet versin Boran ağa... (Ayrıldıktan sonra yanındakine) Bakalım suç kimdeymiş. Bunda mı rahmetli de mi?

Sıla (Kevser’e)- Birdenbire ne kadar da çok annem oldu. Ama hepsi de canımı acıtıyor.

Sıla - (Elindeki cam parçasıyla duvağını açan Boran’a saldırır) Sakın bana dokunma! Sakın!
Boran - (Ellerini tutar) Ne demek oluyor bu?
Sıla - Uzak dur benden hayvan herif! İnsan tanımadığı biriyle nasıl evlenir?
Boran - Ne diyorsun sen?
Sıla - (Ellerini kurtarmaya çalışarak) Başıma silah dayatıp evlendiriyorsun ondan sonra da utanmadan karın olmamı bekliyorsun. Ama ben asla senin karın olmayacağım! Asla!
Boran - Bırak şunu da adam gibi konuşalım. (Sıla’nın elindeki camı yere düşürmesini sağlar)
Sıla - Her şey kaba kuvvet değil mi? Hayvan herif! (Ellerini kurtarıp odadan çıkar. Boran peşinden koşup kolundan tutar)
Boran - Neler saçmalıyorsun sen? Kim zorla evlendirdi seni? Kim kafana silah dayadı?
Sıla - Azad’la Celil Efendi. (Kolunu kurtarır) İstanbul’dan annen ölüyor diye apar topar getirdiler beni. Meğer herşey planlıymış. Herşey seninle evlenmem içinmiş. (Boran şok içinde arkasını döner. Sıla yumuşar) Sen bunları bilmiyor muydun? (Boran Sıla’ya döner)
Boran - Hayır. (Sıla rahatlar.)
Sıla - Duydun işte. Bırak beni gideyim. Benim İstanbul’da bir hayatım var. Annem babam ölmüşlerdir meraktan. Döner dönmez de boşanırız. Ne kadar istiyorsan verirler sana. (Boran’ın bu saflık ve cehalete bakışı görmeye değerdi) Belki hala uçak bile vardır. Hem sen de seni istemeyen bir kızla birlikte olmak istemezsin herhalde. Kendine burdan uygun bir kız bulursun. (Boran dönüp yürümeye başlar. Sıla kolundan tutar.) Bakar mısın? (Boran ona döner) Gidebilir miyim? (Boran cevap vermeden dönüp yürümeye başlar) Nereye gidiyorsun? Dur! Bekler misin?

Boran - Kızı zorla mı koynuma alayım baba?
Firuz Ağa - Gerekirse evet. Sen ağasın. Düğün dernek kuruldu. El aleme şar etme bizi. Artık o senin karın. Aşiretin senden bu gece gerdeğe girmeni bekler. O kadar! (Yuh! Ona da karıştılar )

Sıla - Beni burda tutamazsın. Burası özgür bir ülke. (Boran’ın üstüne yürür) Duyuyor musun? Gelip beni almayacaklar mı zannediyorsun ha? Gelip beni almayacaklar mı? Hı? (Boran tutup onu çekiştirmeye başlar) Yalvarıyorum bırak beni! Kimse yok mu?
Boran - Yeter. Sus artık. (Kucaklar)
Sıla - (Debelenir) Ya bırak! Ya bırak! Bu yaptığını çok kötü ödeyeceksin. (Boran ağlayan Sıla’yı yatağın üzerine atar. Yerden cam kırığını alıp elini keser, kanı çarşafa damlatır) Napıyorsun sen? (Yataktan kalkıp çarşafa bakar) Manyak mısın sen?
Boran (Çarşafı çekip alır) - Bu senin namusum. Senin namusun da abinin canı, kızkardeşimin canı.
Sıla - Ne demek istiyorsun?
Boran - Seni berdel karşılığı gelin aldım. Eğer bu nikah kıyılmasaydı abinle kızkardeşim ölecekti. Bu topraklarda yasalar törelerdir. Törelerde ne senin ne de benim hükmüm geçer.
Sıla - Ne biçim ağasın sen o zaman?
Boran - Ağalar töre yazmaz, sadece uygular.
Sıla - Beni bırakmayacaksın değil mi? (Boran çarşafı bırakır, kanlı eliyle Sıla’nın parmağına nikah yüzüğü takar)
Boran - Artık benim karımsın. Genco aşiretinin de gelinisin. Hiçbir yere gidemezsin. Artık burası senin evin. (Çarşafla dışarı çıkar. Sıla ağlayarak yüzüğü çıkarır)

Boran (Sabah Sıla’yı avluda uyurken bulur, eli saçına gider, dokunamaz. Omzundan dürter) - Sıla. Sıla. Ben çıkıyorum. Sen de odana git istersen.
Sıla - Hiçbir yere gitmiyorum.
Boran - Az sonra gelirler. Burda olman iyi olmaz.
Sıla - Nedenmiş o?
Boran - Olmaz da ondan...... Hadi git....... (Kıpırdamadığını görünce sesini yükseltir) Sıla! Git dedim.
Sıla - Şimdi gidiyorum ama bil ki ilk fırsatta kaçacağım.
Boran - Burdan bir yere kaçamazsın
Sıla - Ölümü göze alınca her yerden kaçılır.
Boran - O kadar mı?

Ayşe’nin Anası - Böyle şeyler yaptırıyoruz kıza, terbiyesi bozuluyor valla.

Sıla - Bana gelin ağam deme.
Ayşe - Tamam gelin ağam.

Sıla (ailesine) - Sizi mahkemeye vereceğim.

Boran - Kızın evleneceğinden haberi yokmuş Abay.
Abay - Ne?!
Boran - Yokmuş işte. Ailesi kızı kandırmış.
Abay - Eee?
Boran - Bütün gece kuş gibi çırpındı durdu. Ama yapacak birşey yok. Ben vazgeçsem büyüklerimize söz geçmez (Hakketen nerde senin ağalığın ki o zaman? :roll: )
Abay - Ne demek yapacak birşey yok? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor? ... Bak. Yaranı deşmek istemem ama Yezda da bu töreler yüzünden kıymadı mı canına? Sana bir evlat veremediği için kendinde buldu kusuru. Şimdi de bu kız yanmasın.
Boran - Bir şey yapamam.
Abay - Boran sen agasın. Al götür onu. O senin topraklarına alışamaz. Ama belki sen onun topraklarına alışabilirsin. Sen ki kuşların dilinden anlarsın Boran. Bırak kuşu kafesinden uçsun. Sen de onun yanında uç. Belki böyle kazanırsın onu. Ama burda imkansız. Boran götür onu. (Boran Sıla’ya gül verişini hatırlar )

Boran - Dudağına ne oldu Sıla?
Sıla - Yok bişey.
Boran - Ne demek yok bişey? Kendiliğinden mi oldu?
Sıla - Yok bir şey diyorum (Sıla gider).
Boran - Ana?
Kevser ana - Azad vurdu.
Boran - Ne?!!!
Kevser ana - Azad vurdu diyom. (Boran döner) Oğlum abisidir, döverde severde. (Anası Boran’ın koluna sarılır)
Boran - Bırak ana. (Boran çıkar)
Firuz Ağa - Gene dellendin oğul, azcık dur.
Kevser ana - Ağam arkasından seslen. Gidip de ne edecek?
Firuz Ağa (Korumalara) - Aziz, siz de gidin. Yalnız bırakmayın ağayı.

Celil - Azad ne etti ağam?
Boran - Ben de onu öğrenmeye geldim. (Azad’ı yakasından tutar) Niye vurdun Sıla’ya?
Azad - Ağam anama babama karşı çıkmıştır. Örfümüzü adetimizi öğrensin asi gelmesin diye vurdum. (Boran yumruğu geçirir, yakasından tutar tekrar)
Boran - Sen de öğren örfünü adetini. Kimse karıma dokunamaz. Anladın mı? Abisi olsan dahi el kaldırmazsın.
Azad - Ağam -
Boran - O artık benim karım. Benim namusum. Kimse dokunamaz. El süremez. Ona saygısızlık eden bana saygısızlık etmiş demektir.
Azad - Bilemedim ağam. Affet. Yoluna kurbanım. (Boran bir daha tokatlamak için elini kaldırır ama vurmak yerine Azad’ı yatağa savurur)

Cihan - Biz boran ağa ne diyorsa onu yapıyoruz Bedar kadın. Gelin kaçarsa en başa döneriz bunu biliyorsun. Senin kızın berdeli kendi bozdu, damadın üçünün canını alınmasını buyurdu. Dönüş yok artık.

Narin - Abimi aramak istiyorum.
Cihan - Yürü Narin. Ve ne diyorsam onu yap.

Celil - Yaktın bizi Sıla. Ocağımızı söndürdün. (Yuh!!!! )
__________________

''Anlamlı ama tarifsiz neden,neden benden ağır bu beden?Anladım;aslolan inanmak için görmek değil,görmek için inanmakmış.''
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 14 October 2006
keremcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Senarist


 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 19,353
Ruh hali:
Thanks: 223
Thanked 300 Times in 182 Posts
Tecrübe Puanı: 462
keremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond repute
Standart --->: sila replikler

3. Bölüm 1. Kisim

Cihan - Seni ilk gördüğümde - tabi gelin olduğunu bilmiyordum - işte dedim, aradığım kız bu dedim. Hele öyle kalkıp oynayınca filan hepimizin başını döndürdün.

Cihan - Pek sertmişsin. Ama ben Boran değilim. Benden kaçamazsın.

Amca - Napalım ağam? Hemen infaz emrini verelim mi?

Narin - Baba! Benden yüz çevircek kadar kötü naptım baba? Biz Azad’la sevdamızın peşinden gittik. Namusumuza halel getirecek hiçbir şey yapmadık. Şimdi sevmenin sonu ölüm? Madem bu kadar kararlısınız bizi öldürmeye sevdamızın bitmeyeceğini bilin isterim. Unutmayın hükmünüz bedenimizedir sadece.

Cihan (Kendi kendine düşünür) - Tükenmektesin Boran ağa. Tükeneceksin. Sen benim elimden sevdiğimi aldın bende senin karını alacağım.

Boran - Neler oluyor burda?
Cihan - Sen sefa peşindeyken biz iz peşindeydik Boran!
Boran - Ne saçmalıyorsun sen Cihan? Nasıl benim karıma silah çekersin?
Cihan - Töreyi bozdu. Şehirden kaçarken ben yakaladım. Yine kaçmaya yeltendi. İzin mi verseydim?
Boran - (Yakasından tutar) Kimse benim karıma silah çekemez!
Cihan - Oldu. Hepimizin namusunu sokağa düşürsün ben seyredeyim. Ben senin kadar geniş olamam Boran Ağa.
Boran - (İki okkalı yumruk geçirir) Sen kimsin ki böyle hüküm veriyorsun? Aşiretimin namusunu ben korurum. Sana hacet yok. (Döner, yürür. Adamlarına) Azad’ı hastaneye götürün.
Cihan - Bunu yapamazsın Boran. Yeter töreyi çiğnediğin.
Boran - Haddini bil de konuş Cihan. Çok ileri gidiyorsun.
Narin - Abi!
Boran - Merak etme Narin. Dua et yeter. İyileşecek. Hadi çocuklar. Sıla sen benimle gel. Abay sen Narin’lerle git.
Abay - Sen merak etme Boran.
Boran - Sıla hadi bin arabaya.

Sıla - Bunlar benim yüzümden mi oldu? Bütün bunlar benim yüzümden mi oldu?

Boran - İyi misin?
Sıla - İyiyim.
Boran - Sen iyi değilsin. (Arabayı durdurur, Sıla iner ve çıkarır) İyi misin? Hadi gel yüzünü yıkayalım. (Sıla sendeleyince onu kolundan tutar, yürümeye başlarlar. Sıla tökezler) Bana yaslan. (Sıla’yı omzuna yaslar) Hadi. Otur. (Yüzünü yıkar, ellerini ıslatır) İyi misin?
Sıla - Teşekkür ederim. (Bakışırlar. Boran kalkar) Burası ilk karşılaştığımız çeşme değil mi?
Boran - Evet.
Sıla (Birden ciddilerşir. Ters ters) - Neyse. Artık iyiyim. Gidebiliriz.

Sıla - Niye durduk? Sana soruyorum niye durdun? Pişman mı oldun beni kurtardığına? Dönüp onlara mı vereceksin tekrar? Tam yumuşuyorsun, insan zannediyorum sonra bir anda tekrar hayvanlaşıyorsun. (Boran yan gözle kötü bir bakış atar Sıla’ya. Sıla döner ve kaplumbağayı görür. Utanır, pişman olur., ağlamaya başlar) Yeter artık.

Firuz Ağa - Sözümden dönecek değilim. İş işten geçti artık.

Kevser - Benim de içim yanar. Ama töre yürümezse başımız yerde kalır bilmez misin? İnsan içine çıkamaz oluruz... Benim de içimde çağlayan yara var. Ama benim senin gibi isyan etmeye bile hakkım yok Bedar kadın.

Boran - Baba!
Firuz Ağa - Boran sen bağ evine mi gittin?
Boran - Evet.
Amca - Gelini neden getirdin oğlum? Sen töre nedir bilmez misin?
Boran - Amca! Siz naptığınız sanıyorsunuz ha? Nasıl benden habersiz karar alırsınız? Benim sözümün değeri kalmadı mı bu aşirette?
Firuz Ağa - O nasıl söz oğul? Sakin ol hele.
Boran - Bana sakin ol deme baba. Birbirinizi galeyana getirip silah çekiyorsunuz. Azad vuruldu, ölebilir. Hem de bir hiç uğruna.
Firuz Ağa - Aşiret gücünü töreden alır. Hiçbir kan nedensiz akmaz.
Boran - Ama bu nedensiz baba. Bilip bilmeden ortalığı dağıttınız. Sıla kaçmadı (Bu sırada Sıla kapıdan geçmektedir, durur ve dinler) Şehri gezdirmesi için ben çağırttım onu. Saatlerce bekledim ama gelmedi. Meğerse burda yargısız infaz yapılıyormuş. Benim karımın naptığına bana sormadan nasıl karışırsınız? Hem de bir yalan üzerine.
Amca - Kimsenin yalan konuştuğu yok Boran ağa. Cihan onu yolda buldu getirdi. Basbayağı kaçıyormuş. Onun bunun arabasından medet umuyormuş. Yolda buldu getirdi.
Boran - Amca! Sen bana, Gencoların ağasına yaşlancı mı diyorsun? (Amca sinirden yumruklarını sıkar ama Boran kadar başarılı değil)
Amca - Boran ağa, sana kimse yalan konuşuyorsun demiyor. Dediğim gibi Cihan onu yolda arabalara el kaldırırken görünce -
Boran - Cihan çok ileri gidiyor amca. Yarattığı sıkıntı hafife alnınacak gibi değil. (Bu noktaya kadar kapıdan dinlemiş olan Sıla döner gider) Hem İstanbul’daki işleri de aksatmaya başlamış. Bir an önce dönse iyi olacak.

Cihan - En yakın zamanda yalanını ortaya çıkaracağım.

Sıla - Neden bunu yaptın? Neden benim için yalan söyledin?
Boran - Senin için değil, Azad’la Narin’in yaşaması için yalan söyledim. Bu evlilikteki gibi.
Sıla - Şu an burdayım ama durduramayacaksın beni. Bugün olmazsa yarın kaçıcam. 10 yıl sonra olsa da kaçıcam, bu evde senle kalmıycam.
Boran - Ne zaman ki bu evden kaçarsın bütün aşiret peşine takılır. Seni de, Azad’ı da, Narin’i de öldürürler. O zaman bu ölümü durduramam.
Sıla - Neden peki? Neden onların hayatları bana bağlı? Neden?
Boran - Töre böyle.
Sıla - Nasıl bu kadar sakin bahsedebiliyorsun ölümden?
Boran - Sana daha önce de söyledim. Hepimzin canı töreye bağlı. Bundan dönüş yok. (Sıla Boran’ın belindeki silahı kapıp Boran’a doğrultur)
Sıla - Peki. (Silahı birden kendine çevirir, Boran’ın eline tutuşturur) Peki o zaman. Öldür beni. Şimdi öldür. Bitsin bu işkence.
Boran (Silahı elinde sallayarak) - Bu çözüm değil. (Silahı geri beline takar) Sen ölsen de berdel bitmez. Celil’in soyundan başka bir kız getirirler buraya.
Sıla - Dilan mı? (Boran başıyla onaylar) Bu ne mantıksızlık ya? Bunlar ne biçim töreler? İnsan hayatının hiç mi kıymeti yok? Böyle yaşanmaz ki.
Boran - Yüzyıllardır böyle yaşadık biz.

Abay - Peki sen naptın Keko? Evdeki durumları hallettin mi?
Boran - Yalan söyledim Abay. Bu kızın ettiği işleri iyice karıştırdı.
Abay - Onu götüreceksin burdan di mi?
Boran - Nasıl götüriyim? Ona hiç güvenim kalmadı. Daha burda zaptedemezken bilmediğim yerlerde nasıl zaptederim?

Kevser - Napıyim ağam? Kırılmasın diye.

Boran - Abin iyi diyecektim. Yarın eve çıkacakmış. İstersen gidip görürsün. (Sıla cevap vermez) Hadi biz de gidip yatalım artık.
Sıla (Kötü kötü bakarak) - Sana iyi geceler.

Boran - Sıla. Hadi kalk artık geç oldu.
Sıla - Ben böyle iyiyim, gelmeyeceğim. (Arkasını döner, yürür)
Boran - Bir kere de dik başlılık etme.
Sıla - Gelmek istemiyorum. Ne o? Gece vakti bahçede tek başına oturnaları da mı öldürüyorsunuz? Töreleriniz öyle mi söylüyor?
Boran - Ne diyosun sen Sıla? (Kolundan tutar çevirir)
Sıla - Bırak kolumu.
Boran - Üşiyceksin.
Sıla - Sana ne üşümemden? Bırak kolumu (Kolunu çeker)
Boran (Yine tutar) - Sıla!
Sıla - Bırak kolumu avazım çıktığı kadar bağırırım.
Boran - Bağırma. Bağırma.
Sıla (Bağırmaya başlar) - Bırak kolumu!
Boran - Bağırma dedim. Bağırma. (Eliyle ağzını kapatır) Bağırma. Bağırma. Dur. (Fısıldayarak) Bağırma (Çekiştirerek içeri götürür). Sus! Bağırma. Sus artık. Sus. Zaten zor inandırdım bugün onları. Şansını fazla zorlama. Durumun hassasiyetinin farkında değil misin? Senin yaşadığın yerde herşey farklı olabilir. Ama bu evde benim kurallarıma uyacaksın. Ailem, aşiretim bizi karı koca biliyor. Bu oyunu oynıyacağız. Başka yolu yok.
Sıla - Bunu asla yapmayacağım.
Boran - Yapamazsak kan dökülür. Başka şansımız yok. Beni daha fazla zora sokma. Şimdi odaya gel...(Çıkar, Sıla gelmeyince geri gelir) Sıla! Hadi ama!
Sıla - Bu küpe benim değil mi? Nerden buldun? Sana soruyorum nerden buldun?
Boran - (Utanarak) Senin değildi herhalde. Bilmem hatırlamıyorum. (Yalandan kim ölmüş? )
Sıla - Bunlar da mı töre kurbanı? (Ne saçma soru. Ne demek şimdi bu? ) (Boran eline beyaz bir güvercin alır) Bunlar senin mi? (Boran kafa sallar) Sıkılmıyor musun bunlarla uğraşmaktan? (Saçma bir soru daha. Sıkılsa niye beslesin ki? Belli ki zevk alıyor!)
Boran - Ayna insana kendi suretini gösterir. Kimi zaman güzel, kimi zaman çirkin bulursun kendini. Sana apaçık doğruyu gösterirken kaçışın yoktur. Ama ruhu da yoktur aynanın. Yol gösteremez. (Pek bir filozofça oldu bu be!) Benim aynam da bunlar işte. Her baktığımda beni bana hatırlatırlar. Bana yol gösterirler. (Tevekkeli her daraldığında soluğu onların yanında alıyor) (Boran elindeki güvercini Sıla’ya uzatır) Doğdukları yuvayı unutmazlar ve 2. bir eşle çiftleşmezler. Güzelliklerine bakıp aldanma. Yeri geldiğinde yuvaları için canlarını verirler. (Aynı ağaları gibi ) (Uzanıp bir beyaz güvercin de kendisi alır. Dışarı çıkarlar) Sevmeyi de yas tutmayı da iyi bilirler (Önce Boran sonra Sıla elindeki güvercini uçurur. Boran Sıla’ya döner) Ve asla ihanet etmezler. (Sıla kollarını ovuşturur) Üşüdün mü?
Sıla - Yoo. (Boran ceketini çıkarıp Sıla’nın omzuna koyar. Sıla geri iter) Dedim ya üşümedim diye. İstemiyorum.
Boran (Israrcı, ceketi sarar) - İnat edecek zaman değil şimdi, hasta olucaksın. Bizim törelerimizde yardımlaşmak kötü birşey değildir Sıla. (Törenin iyi yönleri mi?) Odaya gelirler. Gözgöze bakışırlar. Sıla ceketi verir)
Sıla - Çıkar mısın üzerimi değiştiricem. (Banyoya ne oldu ki?)
Boran - Kusura bakma, haklısın. (Boran çıkar. Sıla yataktayken elinde yatak yorgan pijamalı yorgan içeri girer)

Sıla - Noluyo? (Boran elindekileri yere koyar) Yok artık, burda yatıcak değilsin herhalde!
Boran (Bir yandan yatağını hazırlayarak) - Sana bu oyunu sürdürüceğimizi söylemiştim. Aşiret bu evliliğin gerçek bir evlilik olduğunu sanmalı.
Sıla (Alaycı) - Seneye bir de erkek çocuk evlat ediniriz istersen.
Boran (Gayet sakin) - Onu daha düşünmedim ama zorda kalırsak bakarım
Sıla (Şokta, gözleri faltaşı gibi, sonra kızgın) - Emin ol ki burda o kadar uzun kalmıycam (O zaman niye seneye lafını attın ortaya? )
Boran - Allah rahatlık versin.
__________________

''Anlamlı ama tarifsiz neden,neden benden ağır bu beden?Anladım;aslolan inanmak için görmek değil,görmek için inanmakmış.''
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 14 October 2006
keremcem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Senarist


 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 19,353
Ruh hali:
Thanks: 223
Thanked 300 Times in 182 Posts
Tecrübe Puanı: 462
keremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond reputekeremcem has a reputation beyond repute
Standart --->: sila replikler

3.Bölüm 2.Kisim

Boran - Kimseyi zorla masamıza oturtacak değiliz. Gönlü olan gelir yer.

Boran - Ana noldu?
Kevser - Onu sen diyecen artık!
Boran - Ne diyecek mişim?
Kevser - (Elindeki yaraya bakar) - Bu ne?
Boran - Dün bişiylerle uğraşırken kestim.
Kevser - Yalan söylüyorsun. Herkesi kandırabilirsin Boran ama beni kandıramazsın. Ben senin ananım. Senin ne zaman yalan söyleyip söylemeyeceğini çok iyi bilirim. Çarşaftaki kan senin kanındı değil mi? Aşiretimiz senden yakında erkek evlat bekliyecek. O zaman insan içine nasıl çıkacaksın? (Amma da aceleci aşiretmiş be! Adam evleneli daha dün bir bugün iki ) Yezda’nın da çocuğu olmadı. Bunun için seni kusurlu sanacaklar. (Allah Allah. Olmadığı ne belli? ) Bunu bana, ailemize, aşiretimize nasıl yaparsın?
Boran - Ana, sabret. Alışacak.
Kevser - Karının keyfini bekleyemeyiz Boran. Onu sen adam etmeyi bilmiyorsan ben ederim? (Nasıl edecekse?)

Sıla (Yatağın üstünde oturup ağlarken Boran girer, yanına oturur, Sıla elbiseleri eline alıp Boran’a gösterir, ağlayarak) - Bir şey yap.
Boran - Bunun için bişey yapamam Sıla. Burda yaşamanın kuralları var. (Sanki kız bayıla bayıla geldi oraya yaşamaya!) Sen ayak direttikçe annemlerin gözüne batıyorsun. Zaten halin, tavrın buralara uygun değil. Annem de seni buralara uydurmaya çalışıyor işte.
Sıla (Ağlayarak) - Haklısın. Buraya ait değilim. Burda yaşamak istemiyorum.
Boran - Bunun için hiç bişey yapamam Sıla.
Sıla - Eğer burada kalmamı istiyorsan annene söyle hayatıma ve giydiklerime karışmasın. Ve bana bi daha el kaldırmasın. (Boran yüzünü çevirdi, sinirinden yumruklarını sıktı ama birşey söyleyemedi)
Boran (Tekrar Sıla’ya dönerek) - O senin de annen. Eğer onu kızdırmazsan, baş kaldırmazsan sana tokat atmaz. Bağrına basar. (O kadın mı? )
Sıla (Kızar) - Git burdan! Git!

Boran (O sinirle) - Anamsın, başımın tacısın. Ama bunu yapma. Bu kadar ileri gitme.
Kevser - Kimi kime savunuyosun Boran?
Boran - O benim karım ana.
Kevser - Karın mı? Oğlıumun karısı, gelinim diye sahiplenmemi istiyosan bana onun kanlı çarşafını getir (Ben olsam inadıma getirmem )
Boran - Karım diyorsam karımdır ana. Yezda’ya yaptığını Sıla’ya yapmaman izin vermeyeceğim. Eğer bu tip bi olay bi daha başıma gelirse seninle fena bozuşacağız.
Kevser - Biz seninle çoktaan bozuştuk oğul.

Ayşe -Gelin ağam, Firuz ağam senden kahve istedi. Hala gelinimin elinden bi kahve içemedim diyo.
Sıla (Ters ters) - Ben kahve yapmasını bilmem.
Boran - Babanın isteğini geri çevirecek değilsin ya. Ayşe öğretir sana. (Sıla hiç oralı olmaz. Boran yumuşakça) Hadi Sıla. (Sıla gene oralı olmaz) Sıla!

Erkan - Yıllarc