|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
| Sponsored Links |
|
||||
|
2. Bölüm
O sirada aslinin telefonu çalar. Arayan canandir. Minenin trafik kazasi geçirdigi haberini verir. Asli ve Efe hemen hastaneye giderler. Denizle hastanede karsilasirlar. Deniz, Asliyi görmek için onun evine gitmis durumu canandan ögrenip hastaneye gelmistir. Beraber Osman amcayla Ayse teyzenin yanina yaklasirlar. Efe: Osman amca ne durumdalar? Osman Bey: Minenin kolu kirildi. Digerleri iyi durumdalar. Yine de iki gün müsahede altinda kalacaklarmis. Bir gün oldu, bir gün daha kalacaklar. Asli: Geçmis olsun Ayse teyzecim. Efe: Mineyi görebilir miyiz Ayse teyze. Tabi olum içeride. Yaninda babasi var. Asli, Efe ve Deniz minenin yanina giderler. Mine babasina artik kendi yatagina gidip dinlenmesini istedigini söyler. Cem bey kizinin arkadaslariyla selamlastiktan sonra ailesine bakmaya gider. Efe: Almanyali bizi çok korkuttun. Nasilsin bakalim. Mine: Biraz kolum agriyor ama iyiyim. Sen nasilsin Efe? Efe gözlerini kapatarak iyi oldugunu ifade eder. Asli: Geçmis olsun mine çok üzüldüm. Mine: Tesekkür ederim Asli iyiyim. Geldigin için tesekkür ederim. Asli: Önemli degil sen biran önce iyilesmeye bak. Mine kapidan girdiklerinden beri Denize bakiyordur. Onu gördügü için çok mutlu olmustur fakat fazla belli etmemeye çalisir. Deniz: Geçmis olsun mine. Mine: Tesekkür ederim deniz, ne zaman geldin. Deniz: Dün geldim. Hadi sen dinlen kendini toparlamaya çalis. Daha sonra konusuruz. Asli, deniz ve mineyle ayni ortamda bulunmaktan rahatsiz olmaya baslar Mine’ye yeniden geçmis olsun der ve efeye ben çikiyorum der gibi isaret edip odadan çikar. Denizde hemen arkasindan çikar. Onlar odadan çikarken Efe sadece arkalarindan bakar. Bu bakis o kadar anlam doludur ki mine bunu fark eder fakat bir sey diyemez. Mine ve Efe oda da yalniz kalirlar. Mine Efe’nin kendisine sitemle baktigini fark eder. Mine efeye karsi yaptigi hatanin farkindadir. Aglamakli bir sekilde konusur. Mine: Efe özür dilerim. Yani günlügünü asliya okuttugum için. Beni affedebilecek misin? Güvenini bosa çikardim. Senin arkadasligini hiç hak etmedigimi biliyorum özür dilerim Efe. Bu dünyada sen ve sudan baska arkadasim yok. Lütfen beni affet. Efe minenin gerçekten pisman olduguna inanir. Üstelik bu hatayi yapmasinin sebebi kendisine kötülük yapmak istemesi degil Deniz’ e duydugu ask’tir. Efe: Tamam dur mine aglama yaa, affettim seni. Simdi kolunu inciteceksin. Mine: Tesekkür ederim Efe söz bir daha seni pisman etmiycem. Efe: Ama dur sen, öyle kolay degil mine hanim. Bu isin bir cezasi olmali. Mine: (rahatlamis bir sekilde gülümseyerek) Neymis cezam? Efe: iyilesir iyilesmez benim mutfakta bir ay bulasik yikayacaksin. Haa bes kurusta para vermem ona göre. Karin tokluguna. Gülüsürler… Mine: Tamam anlastik. Yalniz senden son bir sey isteyebilir miyim? Efe: Tabi nedir? Mine: Babaannemle dedem dünden beri hastanedeler perisan oldular. Ben çok iyiyim, burada kalmalarina gerek yok gitmeleri için onlari ikna edemiyorum lütfen götür onlari burdan. Efe: Sen merak etme ben hallederim. Efe odadan çiktiginda Asli ve Deniz koridorun ucunda konusmaktadirlar. Onlarin yanina gitmez. Ayse Teyze ve Osman amcanin yanina oturur. Efe: Ayse teyzecim sizin burada kalip kendinizi hirpalamaniz Mine’ yi gerçekten çok üzüyor. Zaten bir seyi yok. Hadi eve gidip biraz dinlenin. Ayse Hanim: Olmaz efe, yavrumu burada yalniz birakip nasil eve giderim. Osman Bey: Ayse hanim Efe hakli sen git biraz dinlen çok yoruldun. Ben burada kalirim. Efe: Hayir Osman amcacim sizde gidiyorsunuz. Mine burada yalniz degil ki, Cem bey hemen yan odada. Üstelik bende bugün hastanede kalicam. Mineyle biraz sohbet ederiz. Ayse Hanim: Sagol Efe sen uykusuz kalma oglum. Efe: aa hafize teyze, mine benimde arkadasim birak ta onun için bir sey yapim. Hem arkadasliklar böyle günlerde belli olur. Ayse Hanim: Efe oglum senin altin gibi bir kalbin var. Mine senin gibi bir arkadasi oldugu için çok sansli. Biz yarin sabah erkenden geliriz. Osman Bey: Bir sey olursa bizi ara olur mu? Efe: tamam Osman Amcacim siz gidin hadi. Efe Minenin ailesiyle konusurken, Denizle asli da koridorun ucunda konusmaktadirlar. Deniz: Asli dün seni aradim ama telefonunu açmadin. Asli: Bak deniz seninle konusmak istemedigimi sana dün de söyledim. Seni affetmem mümkün degil. Lütfen artik beni rahat birak. Deniz: Asli senden bu sefer o kadar kolay vazgeçmiycem. Beni affetmeni bekliycem. Efe bu konusmalari duymaz.Asli efeye seslenir... Asli: Efe artik gidelim mi? Efe: Siz gidin Asli, benim mineyle biraz konusmam lazim. Asli: Peki o zaman yarin görüsürüz. Deniz: Seninle konusmak istiyorum Efe. Efe: Peki Deniz, gel bahçeye inelim. Efe ve Deniz Hastanenin bahçesine inerler. Bir banka otururlar. Deniz: Efe çok durgunsun kardesim bisey mi oldu? Efe: yoo bisey yok iyiyim ben. Asil sen anlat deniz oglan. Ne yaptin Amerikalarda hiç arayip sormadin da. Deniz: Biliyorum Efe hataliyim. Ama döndüm hatalarimi telafi etmek için döndüm. Asliya ve sana kendimi affettirmek için döndüm. Efe: Beni bos ver ama Mine’yi de unutma Deniz ona karsida hatalisin. Deniz: Evet biliyorum. Yardimina ihtiyacim var Efe. Asli’ya kendimi affettirmek için bana yardim etmelisin. Efe: Bu sefer beni karistirma deniz. Onu gerçekten seviyorsan kendini affettirmenin bir yolunu bulmalisin. Hem ben bir iki güne kadar Istanbul’ a dönüyorum. Deniz: Neden? Efe: Biliyosun artik diyet mutfak isletmecisiyim. Sirketlere diyet yemekler satiyorum. Istanbul’dan aradilar isler beni bekliyor. Deniz: Helal olsun be kardesim. Isler yolunda gibi.Sonunda basardin demek. Efe: Evet, basardim Deniz. Asli’nin da yardimiyla basardim. Deniz: Asli’nin yardimiyla mi? Efe: Neyse iste uzun hikaye. Istanbul’a gelirsen is yerime beklerim. Bende kalabilirsin biliyosun. Deniz: Biliyorum kardesim. Ben de kaçiyorum efe çok yorgunum dogru dürüst dinlenemedim. Bir birlerine sarilirlar. Hava kararirken Deniz de hastaneden ayrilir. Efe hastanenin bahçesinde bir süre tek basina oturur. Gögsündeki sikintiyi havaya saçarcasina içine derin bir nefes çeker. Solugunu birakirken dudaklarindan üç kelime dökülür. “OFF ASLIM OFF” Asli o gece Efeyle arasinda geçen konusmalari ablasi canana anlatir. Cananin Denizin döndügünden zaten haberi vardir. Canan: Asli, bence Efe sana yalan söylüyor. Sen Efe’nin kendini bilmeyecek kadar sarhos oldugunu hiç gördün mü? Belli ki, Deniz döndügü için kendini geri çekti ve senin hala denizi sevdigini düsünüyor. Asli gülümseyerek hakli olabilirsin abla, bana daha önce hiç böyle baktigini görmemistim der. Canan: Asli peki sen efeye asik misin? Asli: Ben mi? Canan: Asli, “bence seni hala seviyor dedigimde” yüzünde güller açamaya basladi. Geldiginden beri efe deyip duruyorsun. Hem sen artik ne hissettigimden eminim deyip Istanbul’a gitmeye karar verdiginde Efe’ye gidiyordun, peki Efe’ye ne demeyi düsünüyordun? Asli: Ya abla aslinda ne diyecegimi bilmiyordum sadece dükkana gidip Efenin dönmesini beklemek istedim. Onu çok özledim. Efe benim için sadece bir arkadas degil bunu onun yoklugunda anladim. Yani biz bugüne kadar hiç ayrilmadik. Ne zaman mutsuz olsam bir derdim olsa efe yani basimdaydi. O olmadigi zaman çok mutsuzdum. Sürekli beraber geçirdigimiz zamanlari düsündüm. Üstelik gitmeden önce ona bagirdim. Yani çok kötü davrandim. Üstelik efe o zamanlar bile benim mutlu olmam için öyle davranmis. Bunlari düsününce Efenin benim için ne kadar degerli oldugunu, Efenin gözünde ne kadar degerli oldugumu anladim. Zaten biliyordum ama böylesi degildi. Canan: Asli bence Efenin degil senin kendine bir itirafta bulunman lazim. Asli: Hayir abla o itirafi Efe bey yapicak. Bende ondan sonra… Canan: Asli yani sende… Asli: Evet abla bende. Yani bende efe’yi seviyorum sadece bunu fark etmem için Efe’yi kaybetmem gerekiyormus. Canan: Asli eger efe’yi gerçekten kaybetmek istemiyorsan, onunla daha açik konusmalisin. Ona cesaret vermelisin. Su çok sarhostum yalanina bir son vermesine yardim et. Gülüsürler, Asli artik duygularindan kesinlikle emindir. O da Efe’yi seviyordur. Aslinin kalbi sevinçle dolmustur. Ablasiyla yaptigi konusma Efe’yi sevdigini kendine itiraf etmesine yardimci olmustur. Asli simdi biran önce sabah olmasini bekler. Çünkü artik Efe’ye uyanmaya karar vermistir. Efe sabaha kadar minenin yaninda kalir. Onunla sohbet eder. Mineye moral verir. Sabah Ayse teyze ve Osman amca erkenden hastaneye gelirler. Efe onlarin gelisiyle birlikte müsaade isteyip hastaneden ayrilir. Sabaha kadar hiç uyumamistir. Zaten birkaç gündür dogru dürüst uyudugu da yoktur. Sahile dogru yürürken telefonu çalar. Arayan aslidir. Efe: Asli Asli: Efe nerdesin. Efe: sahildeyim. Asli: Iyi o zaman hemen bize gel. Efe: Neden? Asli: Acil olarak yardimina ihtiyacim var. Efe: Asli bisey mi oldu. Asli: Evet efe midem çok kötü. Efe: Hemen geliyorum Asli. Efe kosarak aslilara gider. Bahçenin kapisini açip bahçeye girdiginde asliyi bahçedeki masada otururken görür. Efe: Aslim neyin var. Miden çok mu agriyor? Kalk hadi hemen hastaneye gidiyoruz. “Aslim neyin var” bu cümle Aslinin o kadar hosuna gider ki Efe’ye bakarken yüzünde tatli bir tebessüm belirir. Içinden “sende beni seviyorsun iste” der. Asli: dur telas yapma efe. O kadar ciddi bir seyim yok. Efe: Olmaz asli bir doktor görmeden bilemeyiz. Hemen gidiyoruz. Asli: Efe unuttun herhalde ben tip okuyorum ve rahatsizligimin ne oldugunu biliyorum. Efe: Neyin var peki? Asli: Açim akillim. Ilacim da su sepetin içinde sabah kalktim bir seyler hazirladim. Simdi de beni küçükken oyun oynadigimiz agacin altina piknige götürüyorsun. Efe: Asli böyle saka olur mu? Beni çok korkuttun. Asli: özür dilerim efe, seni korkutmak istemedim. Ama efe gel beni piknige götür desem kendine bahane çikarip gelmiycektin. Efe: Evet çünkü isim var. Asli: Ne isin var efe. Hem benden önemli mi? Ne olur efe kirma kuzunu? Efe asliya gülümser zaten onu hiçbir zaman kiramamistir ki, Efe: tamam hadi öyle olsun. Ama bi daha böyle sakalar yapmak yok. Asli: tamam yok söz. Beraber agaçlik alana dogru yürürlerken asli efenin koluna girer. Çocukluk hatiralariyla dolu olan agaca vardiklarinda altina otururlar. Asli sepetinden bir örtü çikarip agacin altina serer. Efe: Asli bu agaç ne kadar çok büyümüs fark ettin mi? Asli: Evet efe bizim gibi o da büyüdü. Asli bunlari söylerken efe onun ne kadar güzel göründügünü düsünür, Içinden “asli bir tek gülüsün için canimi vermeye hazirim ” diye düsünür. Efe bunlari dillendirmese de Asli efenin ona bakislarindan istedigi cevaplari çoktan almistir. Ama tek istedigi sey efenin agzindan onu sevdigini duymaktir. Beraber sakalasarak sepettekileri hazirlarlar. Bir seyler yedikten sonra Efenin uykusuzluktan bitap düsmüs bedeni daha fazla dayanamaz. Agacin altinda uzanmisken gözleri yavas yavas kapanmaya baslar. Yari uykulu bir halde asliyla konusmaya devam etmeye çalisir. Asli: Efe çok yorgun görünüyorsun. Efe: Evet asli biraz yorgunum. Asli: Neden uyuyamadin mi? Efe: Ben uykuya veda edeli haftalar oldu Asli. Efe bunlari söyledikten sonra iyice uykuya dalar. Asli efenin basini dizine alir. Saçlarini çok yumusak bir sekilde oksarken gözleri yasarir ve içinden “demek benim yüzümden haftalardir uyumuyorsun. Efe seni çok seviyorum ” der. Onun uyumasini izler. Efe o kadar yorgundur ki çok derin uyuyordur. Tam bu sirada Asli’nin telefonu çalar. Efe uyanir. Asli hemen gözlerini siler. Arayan deniz’dir. |
|
||||
|
3. Bölüm
Asli telefonu açmak istemez ve mesgule alir. Fakat deniz yine arar. Efe de telefonun çalmasiyla beraber uyanir. Gözlerini açtiginda Asli’nin yüzünü görür, basinin aslinin dizinde oldugunu fark eder, damarlarina hücum eden adrenalin kalp atislarini hizlandirir, hemen dogrulur. Efe: Asli arayan kim? Neden açmiyorsun? Asli: Önemli degil Efe, okuldan bir arkadas ben ararim sonra onu. Hadi sen biraz daha dinlen. Efeyle beraberken denizin bu zamansiz telefonu yüzünden Aslinin cani sikilir. Az sonra efenin telefonu çalmaya baslar. Efe: Alo Deniz. Deniz: Merhaba Efe asliyi ariyorum. Telefonunu açmiyor nerde oldugunu biliyor musun? Efe az önce asliyi arayanin Deniz oldugunu anlar. Asli’nin yüzüne bakarak, nerde oldugunu bilmiyorum der. Asli’nin yanaklari efe’nin yalan söyledigini anlamasi üzerine pembelesir. Deniz: Efe, Asli’yi görürsen bana haber verir misin? Efe: Tamam. Deniz: Peki kardesim biraz isim var bitince seni ararim görüsürüz olur mu? Efe: Olur Deniz. Efe, Aslinin kendisine yalan söylemesini, Asli’nin Denizle konusmayi istedigine ama onu üzmemek için yaninda konusmak istememesine baglar. Kendini yine kötü hissetmeye baslamistir. Asli’ya döner yüzene bakmadan, Asli artik gidelim mi? Asli, efe’nin kendisine yalan söyledigini anladigi için söyleyecek kelime bulamaz. Sadece “olur” der. Kalkip yürümeye baslarlar. Asli yan yana yürürken sik sik Efe’nin yüzüne bakar. Fakat Efe, bir kere bile Asli’ ya ne bakar, nede agzindan bir kelime çikar. Içindeki sikintiyi büyük bir çabayla gizlemeye çalisir. Asli bu sessizligi bozmak ister. Asli: Efe, Urla’ da ne kadar kalicaksin? Efe: Yarin dönüyorum. Asli: Yarin mi? Efe: Evet Asli. Isler beni bekliyor. Dükkanin bütün yükünü Atakan’nin üstüne biraktim. Asli: Biraz daha kalsaydik Efe. Asli’nin bu sözü Efesiz kalmak istemediginin apaçik bir isaretiydi. Fakat Efe o an o kadar karamsardi ki, bu isareti göremedi. Efe: Asli Sadece ben gidiyorum. Sen daha yeni geldin kaliyorsun. Hem Hafize teyze seni çok özlemistir. Asli: Peki efe öyle olsun. Bende bir iki gün içinde gelirim. Efe: Acele etme Asli, tatilinin keyfini çikar. Efe’nin acele etme demesi Asliyi üzer. Hüznü yüzünden okunmaya baslar. Aslilarin evinin önüne gelmislerdir. Bahçe kapisinin önünde durup bir birlerine bakarlar. Asli: Aksam çikip biraz dolasalim mi? Efe: Bilmiyorum asli daha gidip toparlanmam lazim, bilet almadim. Seni sonra ararim. Asli her zamanki sirin tavrini takinarak “Lütfen Efe çok sikiliyorum” der. Efe: Iyi tamam olur. Asli: Efe, içeri gelsene çay içeriz. Hem annem seni özlemistir. Efe: Asli en iyisi gidip islerimi halledeyim. Aksamüstü ugrarim olur mu? Asli efenin yanaklarindan öperek “Evde olucam geç kalma tamam mi?” der Efe aci bir gülümsemeyle bir sey söylemeden gözlerini kapatarak tamam der ve oradan ayrilir. Asli bahçe kapisindan içeri girdiginde Deniz’ i bahçedeki masada annesiyle sohbet ederken bulur. Deniz aslinin geldigini fark eder. Hafize Hanim memnun olmayan bakislarla Asli’ya bakarak “kizim bak deniz Amerika’ dan dönmüs seni görmek için ugramis. Disari çiktigini söyledim seni beklemek istedi” der ve kalkip eve girer. Asli: Burada ne isin var deniz? Babam seni burada görürse neler olur biliyor musun? Deniz: Asli buraya geldigim için özür dilerim ama seni görmem gerekiyordu. Asli: Deniz git buradan lütfen. Deniz: Asli konusmamiz gerek lütfen. Asli: Disari çikalim babamin seni burada görmesini istemiyorum. Beraber disari çikip çarsiya inerlerken, Asli artik konusup aralarindaki iliskinin bittigini kesin bir sekilde Denize anlatmaya kararlidir. Çarsida bir çay bahçesinde oturup konusmaya baslarlar. Deniz: Asli, bu durum daha ne kadar böyle sürecek? Asli: Bu duruma alissan iyi olur Deniz? Deniz: Asli senin böyle benden nefret etmen canimi çok yakiyor. Seninle uzun bir geçmisimiz var. Bu durum beni mahvediyor. Amerika’dayken sana yasattiklarim yüzünden vicdanim beni hiç rahat birakmadi. Durmadan bunlari düsünüp durdum. Asli: Deniz senden nefret etmiyorum, kizmiyorum. Tamam, ilk zamanlar beni aldattigin için sana çok kizmistim, senden nefret ediyordum. Çünkü sana âsiktim. Fakat içimde sana karsi hissettigim ask öldü. Onu sen öldürdün. Zaten iliskimiz yolunda gitmiyordu. Simdi benden eskisi gibi olmamizi bekleme. Deniz: Hiç mi ümit kalmadi Asli? Asli: Hayir deniz. Deniz: Senin hayatimdan çikmani istemiyorum Asli. Eskisi gibi olamasak ta yine arkadas olamaz miyiz? Asli: Bilmiyorum Deniz, çok zor. Deniz Aslinin ellerini tutar. Onu bu kadar çabuk kaybetmeyi kabullenemez. Içinden Asli’nin kendisini bagislamasini ümit ederek “lütfen en azindan benimle arkadas kalmayi kabul et” der. Asli: Tamam deniz, arkadas kalmayi deneyelim. Ama lütfen benden baska bir sey bekleme. Asli, Efeyle Deniz arkadas olduklari için Denizle sürekli karsilasacaklarini ve bu durumda hiç konusmadan iki yabanci gibi kalmalarinin Efeyi rahatsiz edebilecegini düsündügü için arkadas kalmayi denemeyi kabul eder. Deniz Asliyla barismis olmanin verdigi sevinçle gülümser. Asli masadan kalkip artik eve dönmem gerek deyip oradan ayrilir ve Efenin gelmesini beklemek için eve gider. Bunlar olurken Efe çay bahçesinin hemen karsisinda bilet almak için gittigi bir otobüs firmasinin ofisinde onlari izlemektedir. Asli’nin ellerinin Deniz’ in elleri arasinda oldugunu görür. Deniz’in her halinden mutlugu oldugu bellidir. Artik baristiklarina kanaat getirir. Efe biran nefesinin kesildigini zanneder. Bu sirada ofisteki saticinin “buyurun beyefendi yarin gece saat 22:00 için Istanbul biletiniz demesiyle kendine gelir. Saticiya Özür dilerim Istanbul’ a giden ilk otobüs ne zaman kalkiyor diye sorar. Satici bu aksam bir otobüs oldugunu söyler. Efe biletini degistirir ve ofisten ayrilir. Asli Deniz’ in yanindan ayrilmis gözleri bahçe kapisinda Efe’nin gelmesini bekler. Canan Asli’nin böyle üzgün görünmesine dayanamaz. Asli o gün yasadiklarini Canan’a anlatir. Canan: Asli canim üzme kendini bu kadar. Ben her seyin yoluna girecegine eminim. Sen Efe’yi bu kadar severken, Efe’nin her davranisi sana olan askini apaçik belli ederken böyle yarali bir güvercin gibi boynunu bükmen beni çok üzüyor. Asli: Umarim dedigin gibi olur abla. Canan: Asli bence ilk adimi sen atmalisin. Efe’nin senden ve denizden çekindigi belli, ilk adimin senden gelmesi ona cesaret verecektir. Asli: Haklisin abla. Bu aksam ona karsi hissettiklerimi anlamasini sagliycam. Bu duruma daha fazla dayanamam. |