Türk Halk Müziği sanatçısı Emel Örgün, Bursa ve Kütahya'nın köylerinden derlediği yaklaşık 30 türküyü Kültür ve Turizm Bakanlığına sunduğunu bildirdi. Örgün, Türk Halk Müziğine ilgisinin radyolarda çalınan türküleri dinleyerek büyüdüğü yıllara dayandığını söyledi. Lisede okuduğu dönemde İnegöl Gelişim Orkestrası ile çalıştığını, buradaki grubuyla Erkin Koray ve Cem Karaca parçalarını seslendirdiklerini anlatan Örgün, İnegöl ve Bursa'daki Halk Eğitim Merkezleri ile Halk Evlerinde türkü çalışmaları yaptığını ifade etti. Örgün, müziğe 4 yıl ara verdikten sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarında, Türk Halk Müziğinin usta sanatçılarından Yücel Paşmakçı ile 8 yıl çalıştığını, halen burada solistliğe devam ettiğini anlattı. Bursa ve Kütahya yörelerinin kültürel zenginliğinin türkülerine yansıdığını dile getiren Örgün, şöyle konuştu: ''Konservatuvardaki çalışmalarımın yanı sıra türkü derlemek amacıyla köylere gittim. Yaptığım derlemelerden ikisi, çekimleri Bursa'nın Orhaneli ilçesinde gerçekleştirilen Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filminde, film müziği olarak kullanıldı. İnegöl'ün Maden köyünden derlediğim Altın Tas İçinde Kınam Ezilir de bir kına havası. Bunu annemin sesinden kaydetmiştim. Filmde kullanılan diğer türkü olan Odam Sıva Tutmuyor'u ise Keles'in bir köyünden derledim. Bu da kadın oyun havasıdır. Filmde bu türkünün adı, Kamana olarak geçti.''
HER TÜRKÜNÜN HÜZÜNLÜ YA DA NEŞELİ BİR ÖYKÜSÜ VAR
Bursa Tabipler Odasında koro şefliği görevinin sürdüğünü belirten Emel Örgün, filmin sinemalarda gösterilmesinin ardından Bursa ve Kütahya'nın çeşitli köylerinden türkülerinin derlenmesi amacıyla davetler aldığını bildirdi. Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Çaltılı, Domaniç'e bağlı Çukurca beldesindeki Ilıcaksu Mahallesi ve Kırık köyü ile Bursa'nın bazı köylerinde derleme çalışmalarında bulunduğunu ifade eden Örgün, şunları söyledi: ''Çaltılı köyünden yaklaşık 20 türkü derledim. Çok güzel türküler bunlar. Bursa ve Kütahya'nın köylerinden derlediğim 30 türküyü, Kültür ve Turizm Bakanlığına sundum. Orada, önceden derlenip derlenmediği araştırılıyor. Yakında bana bilgilendirme raporu gelecek. Bazılarının daha önce derlenmediğinden yüzde 100 eminim. Bu türkülerin önceden TRT repertuvarına geçip geçmediği önemli. Ben ya da bir başkaları yapmış önemli değil, birileri türkülerimizi derlesin.'' Her türkünün hüzünlü ya da neşeli bir öyküsünün bulunduğunu anlatan Örgün, ''Köyün en zengininin kızına aşık olan yoksul genç, zorla evlendirilen genç kızlar, askere gitmiş, geri dönememiş gençlerimizin ağıtlarının öyküleriyle karşılaştım'' dedi.
GENÇLERİN, TÜRK HALK MÜZİĞİNE İLGİSİ
Türk Halk Müziğinin bir dönem unutulmak üzere olduğunu, son yıllarda tanınmış sanatçıların büyük orkestralar eşliğinde seslendirmesiyle bir anda yeniden ilgi odağı haline geldiğini belirten Örgün, bunun yanı sıra tanınmamış, bulundukları bölgelerde türkü söyleyip hayatını kaybetmiş, ömürlerini türkülere adamış çok değerli insanların olduğunu anlattı. Örgün, günümüzde gençlerin Türk Halk Müziğine daha fazla önem vermeye başladığını, korolarda ve halk oyunlarında türküleri yaşattıklarını bildirdi. Halk oyunlarının yöre türküleri eşliğinde söylenmesinin ve düzenlenen yarışmaların türküleri yaşatmak adına önemli olduğunu ifade eden Örgün, şunları kaydetti: ''Türkü söyleyebilen herkes türkü söylesin isterim. Mümkün olduğu kadar korolar kurulsun, çalışsın. Gelecek kuşaklara bir şeyler bırakılsın ve kültürümüz ölmesin. Ulusal birlik ve bütünlüğümüzün yaşatılması için türkü söylememiz şart. Türkülere sahip çıkmak, geçmişe sahip çıkmak demektir. Geçmişi unutmadan geleceğe taşımalıyız. Türküler yalan söylemez. Değerlerimizin ve samimiyetin hızla yok olduğu günümüzde halk kültürümüzün en önemli unsurlarından biri olan türkülere elimizden geldiğince sahip çıkmalı, geçmişimizdeki gerçek yaşanmışlıkların aktarıldığı, halkın diline tercüman olmuş türkülerimizi gelecek kuşaklara aktarmak için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz.''