Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    
Dizi-TR.COM | Türk Dizileri Paylaşım Platformu  

Geri git   Dizi-TR.COM | Türk Dizileri Paylaşım Platformu > Güncel Haberler-Ratingler-Yarışmalar -Anketler > Güncel Haberler > Arsiv Haberler

Ana Sayfa Forum Türk Dizileri

Yabancı Diziler

Programlar Ücretsiz E mail Oyuncular Reklamlar

DİKKAT! SİTEMİZDE MP3 PAYLAŞIMI YASAKTIR. MP3 PAYLAŞIMI YAPANLAR, SINIRSIZ OLARAK SİTEDEN UZAKLAŞTIRILIR.


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Atatürk'ün Yerine Getirilmeyen Vasiyeti...
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
44

Yeni Konu aç Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler
  #1 (permalink)  
Alt 12 April 2008
btr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
btr btr ÛíÑ ãÊÕá
Bölüm Kordinatörleri
 
Üyelik tarihi: May 2006
Mesajlar: 7,454
Thanks: 2,515
Thanked 862 Times in 530 Posts
Tecrübe Puanı: 225
btr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond reputebtr has a reputation beyond repute
Standart Atatürk'ün Yerine Getirilmeyen Vasiyeti...


Ulu Önder Atatürk, vefatından önceki vasiyetinin yerine getirilmediği ortaya çıktı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk de her canlı gibi bir gün ölümü tadacağını çok iyi biliyordu. Atatürk için de kaçınılmaz bir sondu ölüm… Dünyadaki hayatın sonlanması anlamındaki ölüm, zaman zaman Atatürk'ün de aklına gelirdi.

Ölümü iç dünyasında hissettiği anlarda, düşünceleri sonsuzluğa yelken açardı. Tüm bedenini yine böylesi duyguların kapladığı bir sonbahar günü Atatürk, Ankara Orman Çiftliği'nin yanından geçerken, en yakın arkadaşı, Münir Hayri Egeli'ye; hayata gözlerini kapattığı zaman defnedilmek istediği yeri vasiyet etti.

Atatürk, sadece ebedi istirahatgahının yerini değil, aynı zamanda nasıl bir mezar istediğini de vasiyet etti. Atatürk'ün vasiyeti, şimdiki Anıtmezarının bulunduğu Anıttepe değildi. Arzuladığı mezar, büyük ,üstü kapalı bir mezar da değildi. Yüce Atatürk, daha mütevazi, üstü açık ve gelen geçenin yoğun olduğu Orman Çiftliği'ne defnedilmek istemişti.

Atatürk'ün vasiyetini en yakın arkadaşlarından Münir Hayri Egeli'den dinleyelim: “Mevsim sonbahardır. Ankara'da Orman Çiftliği'nde idare ortasındayız. Çiftlik müdürü Tahsin Bey, yanında Alman mimarı ile birçok yeni inşaat projeleri hakkında izahat veriyorlar…

Çiftliğin büyütülmesi plânları ele alınıyor, sıra karşıdaki bir tepeciğe geldi. Orada bilmem hangi cinsi tavuklar için bir tesis yapılması düşünülmüş, Atatürk durdu, sonra 'olmaz, bu tepe için benim başka bir düşüncem var' dedi. Sonra bana döndü 'benim için nasıl bir mezar düşünüyorsunuz?' diye sordu.
Hepimizin dili tutulmuştu, zannedersem Afet Hanım söze atıldı 'böyle güzel bir günde, böyle şeyler nasıl aklınıza geliyor?' gibi bir cümle söyledi.
Atatürk, güldü. O gün bilhassa neşeli, yüzü sıhhat ışıklarıyla nurlanmıştı. 'ölüm beşeriyetin değişmez kaderidir, marifet unutulmamaktır' dedi.

Sonra uzun bir süre pencereden dışarı bakarak ilâve etti, 'şu tepeye bana küçük ve güzel bir mezar yapılabilir, dört yanı ve üstü kapalı olmasın, esen rüzgârlar bana yurdumun her yanından haber getirir gibi kabrimin üzerinde dolaşsın, kapısına Gençliğe Hitabe'm yazılsın, o tepenin olduğu yer yol uğrağıdır, her geçen, her zaman dua okusun!...'

Orada bulunan herkes susuyordu…

Kimsenin bir kelime söyleyecek mecali kalmamıştı. Alman mimar da önüne bakıyordu…
Atatürk 'Mamafih bütün bunlar benim fikrim… Türk milleti elbet bana münasip göreceği şekilde bir yer yapar' diyerek hüzünlü konuşmayı bitirdi.

Aradan yıllar geçti o tepenin adı Hâtıralar Tepesi olarak öylece bomboş kaldı. Türk milleti ebedî atasına lâyık olduğu Anıtkabir'i dikti (…) İnsan ihtiyatsız… Acaba diyor, Hâtıra Tepesi'nde de bir taş dikilip üstüne Gençliğe Hitabe'si yazılsa.”

Atatürk'ün vefatından sonra, nasıl bir anıt mezar tartışması başladı

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk vefat edince nereye defnin edileceği tartışma konusu oldu. Atatürk'ün aziz hatırasına yakışan bir anıtmezar yapılabilmesi için hükümet özel bir komisyon oluşturdu. Mezarın yeri ve biçimi konusunda karar verecek komisyon, yerli ve yabancı mimarlar, özel ve tüzel kurumların düşüncelerini aldı.

Bu arada, o sıralarda yurdumuzda çalışan ve Ankara'nın ilk bayındırlık projesini yapan ünlü şehircilik uzmanı Prof. Jansen'e, yeni Büyük Millet Meclisi'nin mimarı Prof. Holzmeister'e, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi mimarı Prof. Taut'a ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde Prof. Belling'e de başvuruldu.

Yapılacak anıt mezar için, Çankaya, Etnografya Müzesi, Büyük Millet Meclisi'nin arkasındaki tepe (Kabatepe), Ankara Kalesi, Bakanlıklar (Milli Eğitim Bakanlığı için ayrılan arsa), Eski Ziraat Mektebi, Gençlik Parkı, Altındağ (Hıdırlıktepe), ve Gazi Orman Çiftliği gündeme geldi.

Gazi Orman Çiftliği

Atatürk, Gazi Orman Çiftliğine defnedilmek istiyordu. Atatürk'ün vasiyetini bilenler, Anıtmezar'ın Gazi Orman Çiftliği'ne yapılmasını savundular. Çiftliğin yeşilliğini, gezi yeri oluşunu ve Atatürk'ün, kendisi tarafından kurulan bölgeye defnedilmesi halinde, yaşadığı zamana ait anılarının içinde mutlu olacağı savunuldu.

Ancak, bu görüşe karşı olanlar da vardı. Karşı görüştekiler, Gazi Orman Çiftliğinin, gazinoları, bahçeleri ve türlü eğlence yerleri ile Ankara halkının belli başlı bir gezi yeri olduğuna dikkat çekerek; “Atatürk'ü buraya gömmek, burada kaynayan neşeli hayatı söndürebilir. Gerçekten bir hayat kaynağı olan ve ölmüş sanılan bir ulusu canlandıran Atatürk'ün ölüsü, daha sessiz bir yere yatırılmalı. Çünkü Ata, Orman Çiftliği'ni bir mezarlık değil, bir dinlenme ve eğlence yeri olarak yaptırmıştı.” görüşünü savundu.

Altındağ

Atatürk için düşünülen diğer bir yer ise bölgenin en yüksek tepesi olan Altındağ'dı. Tepe, şehrin her yerinden ve çok uzaklardan görünmesi bakımından bir anıt yapmaya elverişliydi. Ancak, Altındağ'ın çok dik tepe olması ve vatandaşın bu tepeye çıkmasının zorluğu göz önüne alınarak, Altındağ'dan da vazgeçildi. Atatürk gibi bir büyük devlet adamının şehrin ortasındaki bir tepeye gömülmesi, gelenek dışı görülerek Altındağ fikri de elendi.

Ziraat Mektebi

Atatürk'ün anıtmezarı için Ziraat Mektebi de düşünüldü. Ancak, yapılacak anıt¬, ne kadar büyük olursa olsun, tepeler arasında istenilen gösteriş, ululuk sağlanamayacağı düşüncesiyle sıcak bakılmadı. Tek sebep de bu değildi. Şehre de uzaktı. Ziraat Mektebi'ni isteyenler, Atatürk'ün Ankara'ya gelişini bir başlangıç olarak düşünmüştü. Oysa, ölümü, bir “son” değildi. Çünkü Atatürk, yeni Türkiye'yi ölmez değerler, düşünceler üzerine kurmuştu. Ölen, Atatürk'ün sadece 'fani vücudu' idi. O'nun ortaya koyduğu ilkeler, ölümsüzdü.

Kabatepe

Anıtkabir için, yeni Büyük Millet Meclisi'nin arkasındaki Kabatepe de teklif edilmişti. Burayı ileri sürenlerin başında Büyük Millet Meclisi'ni yapan ünlü Mimar Prof. Holzmeister geliyordu. Bu ünlü mimar, Atatürk'ün sağlığında Çankaya Köşkü'nü yapan sanatçılardan biriydi. Fakat Kabatepe fikri, komisyonda tutulmadı.

Bakanlıklar

Anıtmezar için o zamanlar, şimdiki Milli Eğitim Bakanlığı'nın bulunduğu arsa da düşünüldü. Komisyona, Anıtkabir'in bu arsaya kurulması da teklif edildi. Fakat bu yer, şehrin ortasında ve günlük hayatın en işlek bir alanı olduğu için uygun görülmedi.

Ankara Kalesi

Atatürk'ün anıtmezarı için, Ankara Kalesi de komisyonun üzerinde düşündüğü yerlerdendi. Burada yapılacak anıt, çok uzaklardan da görülebilirdi. Kale, başkentin sembolüydü. Kurtuluş Savaşı'nda Ankara Kalesi, halk türkülerine bile girmişti. Bundan başka, kale, şehrin tarih bakımından ünlü bir anıtıydı. Atatürk'ü bu tarih hazinesine yatırmak, O'nun yüce kişiliğine çok uygun düşerdi.

Karşı düşüncede olanlar, Türk Ulusunun kurtarıcısı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Atatürk'ün, yeni bir çağ açmış olan bir başkan olduğunu ileri sürüp; “O, Türk Ulusunun geçmişinden çok geleceğini temsil eder. O'nun koyduğu ilkeler, gelecekte daha mutlu olmamız için yapacağımız işlerde bize ışık tutar. Bundan ötürü Atatürk'ü görevini tamamlamış tarihî, eski bir anıtın içine gömmek doğru değildir. O, tek başına bir değerdir. Başka bir tarihî desteğe ihtiyacı yoktur.” düşüncesini savundu.

Çankaya

Atatürk için düşünülen diğer bir yer ise, Atatürk'ün, uzun yıllar oturduğu Çankaya'ydı. Çankaya, O'nun anıları ile doluydu. Ata, Çankaya'yı da çok severdi. O, “Benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya'dır.” sözünün bir vasiyet sayılmasını bile istedi.

Çankaya'yı isteyenler, Türk Ulusunun Kurtuluş Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu, daha sonraki inkılâpların plan ve programlarının burada hazırlandığına vurgu yaptı. “Anıtkabir Çankaya'da yapılmalı; Ata'nın anıları canlı tutulmalıdır” görüşü dile getirildi. Bu teklifi, birçok fikir adamları ve bu arada birçok yazar destekliyordu. Anıtkabir'in Çankaya'da yapılmasına karar verilmek üzereydi.

Mithat Aydın, Rasattepeyi önerdi

Anıtkabir'in kurulacağı yerin kesin olarak tespiti için Büyük Millet Meclisi'nde 17 kişilik bir üst komisyon kurulmuştu. Başbakanlıktaki komisyona, bu konuda gelen teklifler, dosyalar hâlinde düzenlenmiş, Büyük Millet Meclisi'ne gönderilmişti. Komisyon üyeleri, dosyaları incelemişti.

Anıtkabir'in ya Çankaya'da ya da Etnografya Müzesi'nin bulunduğu yerde kurulmasına karar verilmek üzereydi. Toplantıda Komisyon Başkanı “Teklif edilen yerleri incelediniz. Üye arkadaşlar başka yerler de arayabilirler” dedi. Anıtkabir Komisyonu üyelerinden Mithat Aydın, ileri sürülen yerlerin hiçbirini uygun bulmuyordu. Ertesi gün Ankara'nın birçok yerlerini bu amaçla gezdi, inceledi.

Aydın Milletvekili olan Yüksek Mühendis Mithat Aydın, otomobili ile çıkamadığı yerlere yayan tırmanıyordu. Etlik, Keçiören, Cebeci, Altındağ'ı gezdi. En son, o zamanlar üzerinde birkaç küçük yapı bulunan Rasattepe'ye çıktı. Bu tepe, şehrin ortasındaydı. Çevresi boştu. Burada yapılacak Anıtkabir, çok uzaklardan görülebilirdi.

Mithat Aydın, komisyonun son toplantısında, Anıtkabir yeri olarak Rasattepe'yi önerdi. Tepenin özelliklerini anlattı. Fakat daha önce Çankaya üzerinde düşünce birliğine varmış olan üyeler, kararlarından dönmüyordu.

Özgeevren'in, “Türkiye'nin başkenti olan Ankara şehri, kollarını açmış Atatürk'ü kucaklamış olacaktır” sözleri komisyonu ikna etti Aynı gün yapılan ikinci toplantıda, birçok üyeler söz aldı.

En son Süreyya Özgeevren söz aldı. Rasattepe'nin Anıtkabir için çok elverişli özelliklerini anlattı ve sözlerini şöyle bağladı:

“Rasattepe'nin bunlardan başka bir özelliği daha vardır ki, hayali genişçe olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. Rasattepe, bugünkü ve yarınki Ankara'nın genel görünüşüne göre, bir ucu Dikmen'de, öteki ucu Etlik'te olan bir hilal (yarımay)'in tam ortasında, bir yıldız gibidir. Ankara, hilalin gövdesidir. Anıtkabir'in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır; Türkiye'nin başkenti olan Ankara şehri, kollarını açmış Atatürk'ü kucaklamış olacaktır. Atatürk'ü böylece bayrağımızdaki yarımayın (hilal) ortasına yatırmış olacağız.

Atatürk, bayrağımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır! Ben bu açıklamayı, birçok aydın kişilere ve bu arada Hüseyin Cahit Yalçın'a da yaptım. Bu büyük fikir adamı, Atatürk'ün yatacağı yerin böyle açıklanmasında, gelecek nesilleri teşvik etmek bakımından büyük faydaların olacağını söyledi. Atatürk Anıtkabir'i için Rasattepe'ye oy verecek olanlar, Atatürk'e olan minnet borçlarını ödeme yolunu tutmuş olurlar!”

Süreyya Özgeevren'den sonra İçel Milletvekili Emin İnankur söz aldı ve bir anısını anlattı. Emin İnankur, eski bir öğretmendi. Atatürk, onu çok severdi. Ata çok defa O'nu yanına alır, şehri birlikte gezerlerdi. Gene bir gezide yolları Rasattepe'ye düşmüştü. Atatürk, şehrin buradan seyrettikten sonra Emin İnankur'a dönmüş ve: “Bu tepe ne güzel bir anıt yeri…” demişti.

Emin İnankur'un ve Süreyya Özgeevren'in bu açıklamalarından sonra, Rasattepe'yi beğenenler çoğunluğu sağladı. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılması, büyük çoğunlukla kararlaştırıldı. Karar, hükümete bildirildi. Rasattepe 15.6.1939'da bedeli ödenerek kamulaştırıldı.

kaynak: Kırmızı Çizgi
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
  #2 (permalink)  
Alt 12 April 2008
GaKKoSeLz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kurgu Yönetmeni


 
Üyelik tarihi: Aug 2006
Bulunduğu yer: Ben Giderim Adım Kalır, Dostlar Beni Hatırlasın :)
Mesajlar: 8,001
Ruh hali:
Thanks: 637
Thanked 2,017 Times in 1,266 Posts
Tecrübe Puanı: 261
GaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond reputeGaKKoSeLz has a reputation beyond repute
Standart --->: Atatürk'ün Yerine Getirilmeyen Vasiyeti...

Teşekkürler abi
__________________

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Konu Kapatılmıştır



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Geri izlemeler are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


WEZ Format +2. Şuan Saat: 02:16 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
vB Ad Management by =RedTyger=
WWW.Dizi-TR.COM 2006-2008©
Google Pagerank Checker

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674