[Dünya starı Cameron Diaz'a olan benzerliği ile ünlenen manken ve oyuncu Meral Kaplan, iş ve özel hayatıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda da bulundu...]
-Lüleburgaz neresi, San Diago neresi? Meral Kaplan kim, Cameron Diaz kim?
-Görüyorsunuz değil mi, dünya küçük. Daha da ilginci, insana insana bal gibi benziyor işte! Katılıyorum, aslında herkes birbirine benziyor. Beni birçok kişiye benzetiyorlar. Sadece Cameron Diaz'a değil.
-Türkiye'de zengin bir adamla birlikte olmadan, skandal yaratmadan mümkün değil ünlü olamazsın. Neden bu durumu kompleks yapayım ki? Bu sayede hayallerim gerçekleşti.
-Bu avantajı, Cindy Crawford'un benzeri Tülin Şahin gibi neden yurt dışında kullanmıyorsunuz?
-Tanıdıkla oluyor bu işler. Ben Türklerle uğraşamıyorum, yabancılarla hiç uğraşamam. Dış ülkelerde daha fazlaymış, güzel kızlar tuzağa düşürülüyor. İnsan ürküyor.
'REKLAM YAPIYOR' DERLER
-Nasıl yani?
-Türkiye'de bile araştırıyorum gideceğim işi... Bir yapımcı evet, taciz etti beni. "Ne cesaretle beni rahatsız ediyorsunuz. Türk filmi mi çeviriyoruz?" demiştim.
-Nerelisiniz?
-Yugoslav göçmeniyiz, annem de Bulgar göçmeni. Annem evlatlık verilmiş.
-Yetim ve öksüz öyle mi?
-Evet, yetim ve öksüz. Evlatlık verilmiş. Gerçek anne ve babasını ne yaptıksak bulamıyoruz. Bir dönem çok araştırdık. Ben bu mesleğe girmeden önce de çok araştırdık. Söylemiyor kimse, "öldü" diyorlar. Ama annem ailesini tanımak istiyor. Annemi hastaneden aldıklarını söyleyenler var.
-Serap Ezgü programında kayıpları bulup çıkarıyor, ona başvurdunuz mu?
-Annem çok istedi. Ama beni de düşünüyor, üzülmemi istemiyor. Sonuçta televizyonlara çıkarsak bize, "Reklam yapıyor" derler. Orada mahalle kadınları gibi bağırış çağırış yapamayız. Elimizde tek bir delil var.
TEK DELİL EMİNE ÇAVUŞ
-Kim o? Emine Çavuş?
-O biliyor ama söylemiyor. Bir sır var ama sırrı çözemiyoruz. Annemin evlatlık verildiği dedemle ninem çok mükemmel insanlardı. Öldüler. Onlar da Trakyalı'ydı. Annem çok şanslıymış, iyi yere evlatlık verilmiş. Bir dediği iki edilmemiş. Dedem orada toprak zenginiymiş. Onun için zaten annem onlara evlatlık verilmiş...
-Emine Teyzeniz, anneanneniz olabilir mi?
-Çok kültürlü bir hanım. Profesör kendisi. İstanbul'da yaşıyor. O vermiş annemi. Şüpheleniyoruz bazen, acaba annem onun çocuğu mu diye? Olabilir, insanlık hali... Emine halamın vicdanının dize gelip söylemesi lazım gerçekleri. 60 yaşını çoktan geçti...
SATILIK AŞKLARA KARŞIYIM
-Bazı mankenlerin işlerini eline yüzüne bulaştırdığına inanıyor musunuz?
-Piyasa küçük, öylelerini herkes tanıyor.
-Satılık aşklar mı yaşanıyor yani?
-Benim etrafımda çok fazla var. Buna çok karşıyım. Şimdiye kadar hiç maddi durumu çok iyi olan bir erkek arkadaşım olmadı. Neyse ki şu andaki erkek arkadaşım melek gibi... Kandil gecesi dua etmiştim, “Artık evleneceğim erkeği karşıma çıkar, inşallah” diye... Duam gerçekleşti. Bir hafta içinde karşıma çıktı. 1 yıldır birlikteyiz. Evliliği düşünüyoruz.
-3 yıldır Ramazan ayında çok kötü talihsizlikler yaşıyorum. Bir iftiraya uğramıştım. Manken bir kız, uyuşturucu kullanan mankenleri tanımlarken beni de zan altında bıraktı. Dizi setinden çıktım eve gidiyordum, dört takla attım arabayla... Ölümden döndüm.
-İkinci yaşadığınız talihsizlik nedir?
-Yine Ramazan ayıydı kapkaça uğradım. Yürürken, hırsızlar arabayla yanıma yaklaşıp, çantamı almaya çalıştılar. Ben bir Ramazan ayında öleceğim belli.
BENİM KORUYUCU MELEĞİM VARMIŞ
-Sizi koruyan bir güç olduğuna inanıyor musunuz?
-Ailem, "Senin koruyucu meleğin var" diyor. Biri bana bir şey yaptığında başına mutlaka çok kötü bir şey gelir, cezalandırılır. Küçükken çok yaramazmışım, yerimde duramaz, ağaç tepelerine çıkarmışım. Bir gün balkondayım. Topu aşağı atarken ayağım takılmış, ikinci kattan kafa üstü yere çakılmışım. Dut ağacından da düştüm. Ama hâlâ yaşıyorum...
Röpartaj: Şebnem ÖZUZCAN
Konu hilal88 tarafından (21 January 2008 Saat 06:51 PM ) değiştirilmiştir..