Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Verilen Yetkinin Kullanımı Dahil, Hududu, Şümulü, Zamanı, Alınan ve Alınacak Tedbirler Konusunda Devletin Kurumları Arasında Tam Bir Mutabakat Bulunduğunu Vurguladı. Çiçek, "Devletin Sorumluluk Taşıyan, Canını Ortaya Koyarak İster Kuzey Irak'ta, İster Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Mücadele Veren Güvenlik Görevlileri Bana, 'Şu Tarih, Şu Gün, Şu Sa...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, verilen yetkinin kullanımı dahil, hududu, şümulü, zamanı, alınan ve alınacak tedbirler konusunda devletin kurumları arasında tam bir mutabakat bulunduğunu vurguladı. Çiçek, "Devletin sorumluluk taşıyan, canını ortaya koyarak ister Kuzey Irak'ta, ister Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da mücadele veren güvenlik görevlileri bana, 'şu tarih, şu gün, şu saatte bu işi yapmam gerekir' diyorsa bize düşen işin icabı neyi gerektiriyorsa o noktadaki kararı
vermektir. Bu noktada ne benim hükümetimin kararsızlığı olur, ne geçmişteki, ne de bundan sonraki hükümetlerin. Verdiğiniz tezkere dahil alınan ve alınacak olan tedbirler konusunda devletin kurumları arasında zerre kadar fikir ayrılığı yoktur" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alan muhalefet partisi üyelerinin terörle mücadele konusundaki sert eleştirilerine hükümet adına cevap veren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, bu müzakerelerin sadece Meclis'teki milletvekillerinin değil, Türkiye'nin her tarafından insanların ve buradan çıkacak sonuçlara göre hareket edecek başkalarının da takip ettiğini bildirdi. İktidarların görevinin doğruyu yapmak, muhalefetin görevinin ise yanlışı yaptırmamak olduğunu kaydeden Çiçek, burada dile
getirilen hususları, bir kısmı gerçeklerle örtüşmese, iç polemik olarak kullanılabilecek ifadeler olarak değerlendirilse bile, içinden geçilen süreç ve duyulan acı çerçevesinde böyle değerlendirmeye çalıştığını ifade etti. Geçen hafta Çarşamba günü terörle mücadeleyi konuştuklarını hatırlatan Çiçek, "O tezkereye destek veren teker teker milletvekillerimize ve partilerimize hükümet adına teşekkürlerimi ifade ediyorum. O gün yaptığımız müzakerede mutabık kaldığımız husus şu. Evvela bir milli meseleyi
konuşuyoruz. Üslubumuz ona göre olmalı. İkincisi bir devlet sorununu konuşuyoruz. Bu belayla bugün karşılaşmış değiliz. En az 25 yıllık bir geçmişi olan bir meseleyi konuşuyoruz. Bu süre içinde, bu tezkereye destek veren partilerimizin önemli bir kısmı bu sorumluluğun içinde bulundular. Devletimizin imkan ve kabiliyeti içinde bu belayı ülkemizden defetmek noktasında bir çaba sarfettiler" şeklinde konuştu.
Çiçek, konuşması sırasında CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman ayağa kalkarak sözlü sataşmada bulunması üzerine sinirlenerek, laf atma noktasında olmadıklarını belirtti. Çiçek şöyle konuştu:
"Benim de yüreğim yanıyor. Ben hem ASALA tarafından yakınları şehit edilmiş, hem PKK tarafından yakınları şehit edilmiş olan birisiyim. Ben bu acıyı her gün yaşayanlardan birisiyim. Yüreğim yanarak konuşuyorum. Bu kürsüye yüzlerce defa çıktım. Keşke çıkmasaydım. Keşke böyle bir acıyı yaşamasaydık. Onun için lütfen sözlerimi, heyecanlarımı bu çerçevede değerlendirin. Aslında ben şunu söylemek istiyorum. Bizi eksik bulabilirsiniz, bizi yanlış bulabilirsiniz ama o tezkereye destek veren partilerle hepimiz
aynı saftayız. Ülkemizin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Gelin meseleye böyle bakalım. Çözümü de bulacaksak birbirimizin cümlelerinden boşluk arayarak veya mefhumu muhalifinden mana çıkararak veya işin aslını esasını öğrenmeden birbirimizi suçlarsak, varmak istediğimiz noktaya varamayız. Tam tersi başkalarının istediği zeminde bu konuyu tartışmış oluruz."
Çiçek'in, bu cümleleri söylerken duygulandığı ve konuşmakta güçlük çektiği gözlendi. Bugüne kadar bu mücadelede çok başarılı oldukları noktalar olduğunu ancak tümüyle terör mücadelesinin ne Türkiye'nin ne de dünyanın gündeminden kalkmadığını ifade eden Çiçek, en çok samimiyetsizliğin, en çok alçaklığın ve en çok iki yüzlülüğün olduğu bir konuyu konuştuklarını dile getirdi. Bir devlet mücadelesi olarak konunun gündemde olmasından dolayı devletin ilgili birimleriyle bu işin götürüldüğünü anlatan Çiçek,
"Elbette siyasi sorumluluk bizdedir. Biz bu sorumluluğun gereğini yapmaya, gerekli bilgiyi vermeye hazırız. Hepimiz bu menfur cinayetler karşısında, alçakça saldırılar karşısında bir infial içindeyiz. Milletimizin tepkisi haklıdır, infiali haklıdır ve asildir. Bizim arzumuz sadece bu infialin bu sınırlar içinde kalması, başkalarını sevindirecek provokasyonlara itibar edilmemesidir. Bu noktada daha soğukkanlı, daha sağduyulu davranalım. Çünkü terörün varmak istediği şey bu ülkede ayrıştırma meydana getirmek,
toplumun kesimlerini karşı karşıya getirmek, kamu düzenini bozmak, ülkemizin birliğine, dirliğine zarar vermek" şeklinde konuştu.
MUHALEFETE "KAPALI OTURUMU SİZ GÜNDEME GETİRİN" ÇAĞRISI
Çiçek, zaman zaman genel görüşme konusunun gündeme geldiğine işaret ederek, bu tartışmalara son vermek, doğru bilgi vermek adına bir teklifte bulunmak istediğini dile getirdi. İçtüzüğün 70. maddesine göre kapalı oturum imkanı bulunduğuna işaret eden Çiçek, mesela 'Pişmanlık Yasaları' nasıl çıkmış, nerden çıkmış bunların kapalı oturumda konuşulabileceğini ifade etti. Bunları kamuoyu önünde bütün açıklığı ile konuşamadıklarını dile getiren Çiçek, konuşulan konunun, yapılan mücadelenin özüne zarar verdiğini
bildirdi. Bu işten sorumlu hükümet olduğu için her defasında hükümetlerin bu tür tasarıları gündeme getirdiğini kaydeden Çiçek, hiçbir hükümetin seçim beyannamesinde ve hükümet programında pişmanlık yasası çıkarmak diye bir vaadi olmadığ7den defetmek noktasında bir çını belirtti. Çiçek, "Ne zaman ki hükümet olmuş, devlet sorumluluğunu yüklenmiş, o hükümetin gündemine gelmiş. En zor çıkarılacak yasalardan bir tanesidir. Devlet ihtiyacı olarak gündeme gelmiş" dedi.
Çiçek, Canan Arıtman'ın 'Öcalan'ın affedilmesi de bu hükümetin sorumluluğudur' şeklinde bağırması üzerine, "Kimse Öcalan'ı affetmedi, affedemez. Böyle bir sorumsuzluk içinde olmam. Ben devlet sorumluluğunu taşıdığım süre içinde ne bu kürsüden, ne başka bir kürsüden aksi bir şey söylemedim, yalan bir şey söylemedim. Devletimin, milletimin hilafına hiçbir kelime söylemedim. Hiç kimse de söyletemez. Kimse de bu terörist başının affına imza atamaz ama yanlış bilgiler. Gayrı ciddi tavrınız, konuştuğumuz
meselenin ciddiyetine zarar veriyor. Bir hanımefendi olarak saygı duyuyorum" şeklinde açıklamalarda bulundu. Çiçek, 'Biz burada sorguluyoruz' diyen MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'a ise şöyle karşılık verdi:
"Sorgulamanın yolu bu değildir. Siz beni tanırsınız, ben sizi tanırım. Siz konuşurken böyle bir sataşmayı siz de doğru bulmadınız, ben de doğru bulmuyorum. Ben bir açıklık getiriyorum. Gelin şu konuyu, şu Pişmanlık Yasası'nı bir iç tüketim malzemesi olmaktan kurtarmak istiyorsak 70. madde imkan veriyor. Bir kapalı oturum yapalım. Siz gündeme getirin. Sizin de yetkiniz var. Bu sorumluluğu niye siz üzerinize almak istemiyorsunuz. Ben bu işin nasıl olduğunu biliyorum. Bilmek isteyen sizsiniz. O zaman
getirin 70. maddeyi, kullanın, size bu bilgiyi verelim. Siz niye getirmiyorsunuz. Sayınız mı yetmiyor. Sayınız yetmiyorsa destek verelim. Halbuki orda 20 milletvekili yeter. Bilme ihtiyacı olan sizsiniz, ben de diyorum ki bu bilgiyi size verelim. Kapalı oturum isteyin ne var bunda. Niye istemiyorsunuz. Bu ihtiyacın nerden geldiğini, kimin istediğini, neden istediğini açıkça ortaya koyalım. Ondan sonra diyelim ki evet siyasi sorumluluk bana ait olsa bile konunun nasıl gündeme geldiğini çok açık ortaya
koyalım. Taşıdığım sorumluluk, bu kürsüden, bu formatta, bu şekliyle bazı gerçekleri açıkça söylemeye imkan vermez. Yürüttüğümüz davanın özüne zarar veriyor. Devlet açısından verebileceği bir kısım sıkıntılar var. Bunları paylaşacaksak, ben bu bilgileri vereceğim, saklamıyorum. Böylesine acılı bir günde eğer bu konular, konuştuğumuz konunun sonuçlarını tesir edecekse, daha köklü tedbirlerin alınmasına imkan verecekse, birliğimizin, beraberliğimizin kuvvetlenmesine imkan verecekse gelin bu konuyu
konuşalım."
"DEVLETİN KURUMLARI ARASINDA ZERRE KADAR FİKİR AYRILIĞI
YOK"
Her olay vuku bulduğunda ilgili birimlerle bir araya geldiklerini anlatan Çiçek, nerede sıkıntı var, nerede zafiyet var, alınması gereken yeni tedbirler ne, bunları konuştuklarını belirtti. Pazar günü 4 toplantı yaptıklarını anlatan Çiçek, olayların bütün ayrıntılarıyla konuşulduğunu kaydetti. Verilen yetkinin kullanımı dahil, hududu, şümulü, zamanı, alınan ve alınacak tedbirler konusunda devletin kurumları arasında tam bir mutabakat bulunduğunu vurgulayan Çiçek, tezkereyi kullanacak olanın devletin
güvenlik birimleri olduğunu, bunun zamanını, şümulünü, hududunu siyasi irade olarak kendilerinin koyacağını belirtti. Bunu her yerde aleni, açık söyleme imkanı bulunmadığını dile getiren Çiçek, "Devletin sorumluluk taşıyan, canınf07den defetmek noktasında bir çı ortaya koyarak ister Kuzey Irak'ta, ister Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da mücadele veren güvenlik görevlileri bana, 'şu tarih, şu gün, şu saatte bu işi yapmam gerekir' diyorsa bize düşen işin icabı neyi gerektiriyorsa o noktadaki kararı vermektir.
Bu noktada ne benim hükümetimin kararsızlığı olur, ne geçmişteki, ne de bundan sonraki hükümetlerin. Verdiğiniz tezkere dahil alınan ve alınacak olan tedbirler konusunda devletin kurumları arasında zerre kadar fikir ayrılığı yoktur. Bu konunun zamanlaması bu sorumluluğu en üst düzeyde hayatını ortaya koyarak sürdürecek olan kurumlarımızın 'şu tarih, şu zaman, şu büyüklükte' demesine bağlı" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın bugün İngiltere'de olduğunu, Dışişleri Bakanı Babacan'ın ise Irak'ta bulunduğunu belirten Çiçek, bu ziyaretlerin bu konuları anlatmak için gerçekleştirildiğini belirtti. Konunun çarpıtmaya müsait yanları bulunduğunu ifade eden Çiçek, Başbakan'ın bugün İngiltere'ye günü birlik gidip gelmesi, Babacan'ın Arap ülkelerine gidip Türkiye'nin haklı davasına destek istemesinin, verilmiş olan karardan vazgeçmek anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Çiçek, bilgilendirmek ve Türkiye'nin haklı
davasında olabildiğince geniş bir devletler topluluğunu bu politikanın arkasına almanın terörle mücadelede önemli bir adım olduğunu söyledi. Muhalefete her zaman bilgi vermeye hazır olduklarını dile getiren Çiçek, CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ'ın, bir platform oluşturulması noktasında teklifi olduğunu, buna sıcak baktıklarını belirtti.
Tezkereye destek veren partilerle bu konuları görüşmeye hazır olduklarını kaydeden Çiçek, hiçbir zaman 'en iyi biz biliyoruz, diğer bilgilerin hepsi yanlıştır' şeklinde bir egoizm içinde olmadıklarını vurguladı. Çiçek, "Tezkereye evet diyenler hep aynı taraftayız. Hepimiz ülkemizin birliğinden ve dirliğinden yanayız. Bu saat itibariyle alınması gereken ne tedbir varsa bunlar alınıyor. Devletimizin bu konudaki azmini, kararlılığını lütfen sonuna kadar destekleyelim" diye konuştu.